Abdulselam Bayraktar ve Milli Rota

Mehmet Haşim SALİHİ
Uzun yıllar oldu yazılar ile uğraşıyorum. Hiç kimseyi övnedim, çıkar uğruna hiç kimse için bir kelime bile kağıda dökmedim. Yazının tarihe kalacak kutsal bir eser olduğuna inandım ve her zaman fikirimden geçeni ve kendi izlenimimi yazdım.
Önceden söylüyorum ben eğitim mesleğinde değilim hiç de olmadım. Jeolog'um ve yazarım yanı anladığın bu yazıda kaleme aldığım kişi ile hiçbir çıkar kesişmesi yoktor. Yine izlenimimi ve tarihi bir sorumluluk dugusundan kaynaklanan enerji ile yazıyorum. İnsan iyiyi de söyler kötüyü de, ancak bizde kötüye eleştiri yöneltmek kültürü olmadığı yüzden bari iyiye iyi diyelim açısından yola çıkıyoruz.
Kerkük Eğitim Genel Müdürlüğü Türkmenlere tahsis edilmiştir. Ancak ilde siyasi oteriteyi ele geçiren taraflar bu görevi Türkmenlere çok görmüştür. Sadece bu görev değil hiçbir genel müdürlük Türkmenlere verilmemiştir. Böylece Türkmenlerin yoğunlukla yaşadıkları Kerkük’te hiçbir Türkmenin bir yere gelmesine izin verilmedi.
Tabiki Türkmenler bu hususta hep mücadele ettiler ve haklarına talip olmaktan vazgeçmediler. Başkent Bağdat kabul verirse de Kerkük’teki yerel yönetim bunu kabul etmiyor. Uzun uğraşı sonrası Kerkük Eğitim Genel müdürlüğü değil Genel Müdür yardımcısı Türkmenlere verilmesi Bağdat tarafından önerildi.
Türkmenlerin öz be öz hakları olan genel müdür görevi haksız olarak başkalarına, müdür yardımcısı ise Türkmenlere verilmesi ön görüldüyse de, Türkmenler şartlı ve geçici olarak kabul ettiler. Göreve Türkmen adayı ise üstad Abdulselam Bayraktar bey efendi olmuşur.
Kerkük Eğitim Genel Müdür yardımcılığını kabul eden Türkmenlerin adayına yine Kerkük yönetini izin vermedi. Bayraktar bey yeni görevine başlıyamıyor, nedenise benim için hiç belli değildir. o dönem Kerkük valisine çok yakın valilikta olan bir arkadaşı aradım ve durumu sordum. Arkadaş net ve açıkca şunu dedi: Abdulselam bey gelip valilikte vali ile görüşmeden göreve başlamasına izin verilmez dedi.
Neden acaba sordum? Bağdat’taki Eğitim Bakanlığı kabul ettikten sonra neden vali ile görüşsün dedim. Tabi görüşür ve beyat eder talimat alır dedi.
Haydaaa... demek göreve başlamadan kölelik göstermek lazımmış. Ancak bu kölelik geninde Türkmen olan birisine asla ve asla yakışmaz ki.
Böylece Abdulselam Bayraktar görevden mahrum edildi ve o masa arkasında oturlmasına izin verilmedi. Abdulselam bey bir Türkmendir gidip kimseye yakınlık göstermez. İster müdür yardımcılığı isterse de bakanlık olsun, Türkmen halkının onuruna olmadan kimseden görev mörev kabul etmez.
Bayratktar bey milli rotasını değişmedi, şair babasından aldığı dersleri iyi çalıştı ve başı yüksek kaldı. Görev de nedir milli davaya herşey feda derken, yenik düşmedi.
Gün geldi gün gitti, Türkmen adayı Abdulselam Bayraktar’ın göreve başlamasına engel olanlar kaçıverdi. Saltanatları kalmadı ve başı yüksek Türkmen oğlu Bayraktar gitti görevinin başına geçti.
Bence örnek oldu Abdlselam Bayraktar hoca. Türkmenlerin milli davaya bağlılığına, davaya sahip çıkmalarına ve kolayca yenilmeyeceklerine örnek oldu üstad. Herkese dedi ki Türkmen bayrağına sarılmadan hiçbir yere oturmuyoruz arkadaş ya dava ile ya da olmaz.
Belki iki sene belki de on sene ne kadar uzarsa da uzasın, bir gün gelir görev bitecektir ve başkasına kalacaktır. Ama şerefli bir tavır, onurlu bir davranış nesilden nesile gururla anılır.

Yorum ekle