Kanayan Yara Ortadoğu

İmdat Bilal ERBİL
Jeopolitik ve starejik öneme sahip olan Ortadağu birçok dine , kültüre ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Konum itibariyle dünyanın merkezi olması nedeniyle geçmişte olduğu gibi  bugünde büyük devletlerin ilgisini çekmiştir.
Jeopolitik  önemine bakıldığında tarih boyunca bu çoğrafyada kurulmuş olan imparatorluklar bu önemi göz önüne sermektedir. Firavunlar, Mısır Krallığı dönemi, Pers İmparatorluğu, İskender İmparatorluğu, Selçuklu İmparatorluğu ve Osmanlı İparatorluğu gibi bu çoğrafiyada kurulan en önemli medeniyetlerdir.
Tarihi süreç içerisinde kurulan İpraratorluklar ve beraberinde getirdikleri medeniyetler bölgenin ne kadar önemli oldğunu bize bildirmektedir. Arap yarım adası, körfez ülkeleri , Mısır, Mezopotamya , Türkiye ve İran’nın bir kısmını içine alan Ortadoğu ve etrafını çevreleyen deniz ve Doğu Akdeniz havzası itibariyle  jeopolitik ve starejik öneme sahip olması dememizin sebebi budur.
Öte yanından tüm semavi dinlerin doğuşu ve yeraltı zenginliği bölgeyi daha da cazip hale getirmiştir. Özellikle ortadaoğuda yeraltı zenginliği petrolun keşfiyle birlikte bölge artık siyasi emellerin kurubanı olmuştur. 100 yıldan fazladır devam eden savaşlar, akan kan ve dinmeyen göz yaşı bölgenin ve orada yaşayan müslüman halkın kaderi olmuştur. Ecdadımız Osmanlı yüz yıllar boyunca o bölgeyi yönetmiş din, dil, mezhep ve ırk ayrımı yapmadan tüm halka eşit devranmıştır.
Refah ,güven ve huzur içinde yaşayan Ortadoğu milletleri barışı ve istikrarı Osmanlı’nın bölgede çekilmesiyle yetirmişlerdir. Birnci dünya savaşından sonra Ortadoğu ve Arap ülkelerin bölünmesinde  İngilizlerin rolü küçümsenemez . Özellikle İngilizlerin ve genelde Batılı ülkelerin Ortadoğu ve müslüman çoğrafiyasındaki politikaları  BÖLve YÖNET oyunları üzerine kurulmuştur.
1700’lü yılların sonu 1800’lü yılların başlangıçından itibaren değişik kılıflarda bölgeye gönderdikleri ajanlar bölge ve insanları hakkında istahbarat toplamış bizi en hassas noktamız olan DİN yoluyla kirli emellerini uygulaışlardır. Yüz yıllarca kardeşçe barış ve huzur içinde yaşayan Ortadoğu halkı  ne olduysa Osmanlı’dan sonra adeta birbirine düşman kesilerek bölge kan gölüne çevirilmiştir.
Zaten bölgenin kontölü ancak bu tür kirli ve sinsi oyunlarla ele geçirilmiştir. Peki tüm bu olayların ve oyunların karşısında Arap, Ortadoğu ve müslüman halkı ne yapıyor ne yaptı ! ne yazıkki çok fazla bişey diyemiyoruz dün olduğu gibi bugünde bizi birbirimize kırdırmalarına izin veriyoruz geçmşten ders çıkaramıyoruz. Tüm bunların sebebi de şahsi menfaatlerimizi ükle ve millet menfaatinden önce tutmak, egoist olmak, güvensizlik, geçmişimizi bilmemek, yeni dünya düzenine ayak uydurmamak bilgi ve teknolojiye uzak kalmak vs..  gibi konuları bizim ortadoğu insanın karekterinde olmusuz etki yaratmıştır.
Çağımız bilgi ve teknoloji çağıdır . Bilgi ve teknolojıye ulaşmak için güçlü bir ekonomiye sahip olmak gerekir, güçlü bir ekonomiye ulaşmak için milli imknları değerlendirmek gerek , milli imkanları değerlendirmek için insan kayanlarını değerlendirmek gerek tüm bunları yapabilmek için de iman , inanç irade ve  azim gerek. İş sadece güçlü bir ekonomi lle bitmiyor ne yazıkki  bugün ekonomisi güçlü olan çok sayıda Arap ülkesi var   Arabistan , Kuveyit, Katar , Dubayı ve Birleşik Arap Emirlikleri . nufüs olarak 400 milliyonu aşan Araplar 50 yıldan fazladır söz de mücadele ettikleri 8 milliyonluk İsrail ile baş edemiyorlar!!!


Demek ki ekonomi ne kadar güçlü olsa çok fazla nufüsün de olması bir şey ifade etmiyor  Azim , İnanç, İman ve İrade olmayınca. Bugün batılı ülkelerin ve Abd’nin Ortadoğudaki emelleri bellidir. Bölgeye hakim olan dünyay hakim olması ve o bölgede kontöl ettikleri yeraltı kaynaklarını rahat bir şekilde dünya pazarına pazarlamaktır. Öte yandan din üstünlüğü ve din hakimiyeti. Bugün ne yazıkki Ortadoğu ve KUDÜS bu kirli oyunların kurbanı olmuştur.
Mesele sadece Trump’ın KUDÜS’Ü İsrail’in başkaenti ilan etmesi değil İsrail zaten dünyanın merkezinde Müslümanların kalbinde her an patlamaya hazır ayarlanmış bir bombadır. Bu bombayı berteraf etmek için önce müslümanların ve özellikle Arapların brilik içinde olması özüne ve sözüne dönüp geçmişini bilmesi asıl olan azim , irade ve inançlı olmasıdır yoksa Ortadoğuda kanayan yara hiç durmayacaktır. 



Yorum ekle