Ankara-Tahran İşbirliği = Kerkük, Musul, Tuzhurmatu ve Telafer (TÜRKMENELİ)

Ali Davutoğlu

Türkmeneli coğrafyasının omurgasını oluşturan önemli kasabalarımızdan biri olan şehitler diyarı Tuzhurmatu dün maalesef yine vahşi bir terör saldırısına maruz kaldı.Tuzhurmatu yıllardır Türkmeneli’nin kanayan yarası olmaya devam ediyor. Kerkük’ü Türkmeneli’nin kalesi olarak düşünürsek,kale’nin surlarını Tuzhurmatu oluşturmaktadır. Tuzhurmatu mezhep ayrımı yapmadan davasına, ülküsüne, diline ve bayrağına sahip çıkmaya devam ediyor. Şehitler diyarı çok önemli insanlarını bu dava uğrunda şehit verdi. Bayrak şehidimiz Ali Haşim Muhtaroğlu ve dava arkadaşı Ahmet Koca ve daha niceleri. Peki Tuzhurmatu nasıl oluyorda bu kadar kolay hedef alınabiliyor??
Şuan da o bölgede sadece Türkmenler bulunmakta. 16 Ekim 2017 bu tarih öncesi saldırıların kimin tarafından yapıldığı çok açık bir şekilde belliydi.Peki şimdi kim gerçekleştiriyor??
Aslında taşlar yerine oturuyor.Bazı güçler Türkmen kasabasını milliyetçiliğe değil de mezhepçiliğe sürüklemek istiyor. Tuzhurmatu 14 yıl içerisinde bu kutsal dava uğrunda binlerce şehit verdi.Bazı Türkmen yetkililere suikastlar düzenlendi. Tablonun en ilginç tarafı Irak’ın şii mezhepli Güney bölgesindeki şehirlerde hiçbir sorun yaşanmazken nedense  Şii mezhepli Türkmen kasabaları hedef alınıyor.Asıl hedef Türkmen kimliği ve bu kimliğin yok edilmesi için herşey yapılmakta.Tuzhurmatu’ya yapılan saldırlarla Kerkük’e gözdağı verilmeye çalışılıyor. Bağdat, federal otoriteyi mezhep üzerine kurulu bir sistem şeklinde mi yerleştirmeye çalışıyor??
Dikkat edersek yoğunlukla Türkmenlerin yaşadığı bölgeler hep tehdit ve tehlike altında, Türkmenler içerisinde çok büyük bir mezhep savaşı çıkarmak isteniyor. Türkmenler direndikçe hedef alınıyor. Bu yüzden Ankara ve Tahran işbirliği bölge için çok büyük bir önem arz ediyor. Bağdat artık taraf olmaktan çıkıp, içişlerine yönelmeli. Tabi ki de bunu mezhep ayrımı yapmadan gerçekleştirmeli !

 

Yorum ekle

Sosyal Medya