Federal Sistem Kerkük İçin En Uygun Bir Sistem

Ümit Köprülü

REFERANDUM KRİZİ VE TÜRKMEN ENGELİ


Kürt Kesimi’nin bağımsızlığı ve Kerkük’ün Birleşik Irak Devletinden koparılması referandumuna en çok Türkmenler karşı çıkmıştı.
Irak Parlamentosundaki Türkmen Milletvekilleri, Türkmen Siyasetçi ve medyacılarının uğraşı ve çalışmaları sonucu, Bağdat Hükümeti ve Irak Parlamentosu Parlamenterleri bu önemli konuyla ilgilenmeye başladı.
Çalışmalar sonucu gerçekleştirilen yurtiçi ve yurtdışı temaslarının yankısı olumluydu.
25 Ekim 2017 günü, Irak’ta Barzani hayallerini gerçekleştirmek amacıyla yapılan Kürt Kesiminin yurdu bölmek ve ırıkçı devlet kurmak planları, başta komşu ülkeler olmak üzere tüm dünya ülkelerince destek bulamayınca, dış güçlerinin piyonluğuna alışık Barzani ve yandaşlarını köşeye sıkıştırmıştır.
Tüm çağırı ve uyarılara rağmen, güvendiği dağlara karların yağacağını hesaba katmayan Barzani, referandumunu yaptı ve Irıkçı bayrağını da Kuzey Bölgesinin her noktasında göndere çekti.
Irak Devleti yanısıra dünyanın her yerinden gelen çağırı ve taleplere sağır kalan Barzani, bize bir zamanlar döneminin son günlerini yaşayan Diktatör Saddam Hüseyin’i hatırlattı.
O da tüm dünyaya restini çekmişti ve başına gelenler de kaçınılmaz olmuştu.
Şimdi de “Görünen köy kılavuz istemez” olanlar oldu.
ABD ve İngiliz güçlerinin tank ve zırhlı araçları birliğinde Irak’ın her kesimine yayılıp Türkmeneli’ni işgal eden Barzaniler’in sonu da göründüğü gibi, daha kötü olacaktır.
Hayal kırgınlığına kapılan Kürtler, yıkılışlarının faturasını Barzani ve diğer Kürt Yetkililerine çıkardılar.
Peşmerge Elabaşısının İşgal ettiği bölgeler, havalimanları, sınır kapıları ve petrol kuyularına kısa bir süre içinde Irak Silahlı Güçlerince el konulan Barzani ve referendumu destekleyen ırıkçıların yargılanması da söz konusu olmasına rağmen onlar, haala akıllarının dikine gitmektelerdir.

Kürtler ve bağımsızlık hayalleri...

Bölge tarihini mercek altına aldığımızda, Kürtlerin her dönemde bağımsızlıkla uğraştıklarına tanık olacağız.
Kısa bir süreliğine kazanmış oldukları bağımsızlık gerçekleşmişse bile, kaybetmeleri ve halklarının ağır kayıplarına mal olduğu da her devirde görünmüştür.
Bu Irak’ta olduğu gibi, İran, Türkiye ve Suriye’de de aynı şekilde gerçekleşmiştir.
Bence bunun sebebi, kendilerini Kürtlerin kahramanı olarak adlandıran ırıkçı çıkarcı çapulcuların, halklarının geleceğinden daha çok kendi çıkarları için, dış güçlerine piyonluk yapmalarından kaynaklanmaktadır. Her dönemde onları çıkar için kullanan devlet ve güçler olmuştur.
Geçenlerde izlemiş olduğum bir paylaşımda, Türkmeneli Uydu Televizyonu Genel Müdürü Sayın Yalman Haceroğlu’nun 2005 yılında Uluslararası Kriz Grubu'nun Orta Doğu ve Kuzey Afrika Program Direktörü Joost Hiltermann ile yaptığı bir röportajda, Hiltermann’ın çok önemli noktaların altını çizdiğine tanık oldum.
Hiltermann, o röportajda Kürtler’in Kerkük’ü ve servetini kazanmak arzusunda olduklarına değinmiştir.
“Kerkük’te farklı dinler, etnik ve mezhepsel guruplar vardır. Örnek olarak, Müslümanlar, hırıstıyanlar, Arap, Kürt, Türkmen, Şii ve Sünniler gibi” söyleyen Hiltermann, aynı zamanda Kürtler’in kabullenemez Kerkük’ü ve servetini kazanmak arzuları da olduğunu da söylemişti.
Hiltermann, röportajda Kürtler’in Kerkük ve servetini ele gçirmede kullanacakları askeri gücün kentteki şiddeti artıracağını da söylemişti.
Hiltermann, Irak Anayasasında kararlaştırılan 140. madde doğrultusunda referandumu 2007 yılına kadar yapamayacağının da altını çizmişti.

Kerkük Kürtlerin değil.. Olmadı olamaz!!

“Kerkük Türktür Türk Kalacaktır” bunu ne kadar görmezden gelse de tüm dünya duymuştur.
Kerkük’ü başkalarının petrol yatakları için kendilerine mal etmeye kalkma hayalleri dünde suya düştüğü gibi, bugün de kırgınlığa uğradı ve yarında uğraşıları heba olacaktır. Çünkü Kürtler Kerkük’ü kuracak bağımsız devletlerini ayakta tutmak için istiyorlardır.
Kürdistan’ın Kerküksüz acı bir soğan gibi olduğnun farkındalar.
Türkmenler ise Kerkük’ü petrolsüz sevdiklerini her zaman vurgulamaktalardır.
Bölünmemenin garantörü Türkmenler...
Irak Devleti’nin kurulduğu günden bu güne Iraklı Türkmenler, Irak’ın birlik ve beraberliğini korumaya uğraşan tek unsur olduklarını kanıtlamaktadır.
Yurdun iç ve dış savaşlarında vatan topraklarını canı pahasına savunan Türkmenler’in verdiği şehitlerinin sayısı artıkça arttı.
Körfez savaşında savaş cephelerinden son ana kadar Türkmenler çekilmezken, başkaları soluğu kaçmakta aldılar.
Türkmenler, dün oldukları gibi bugün de Irak’ta bölünmemenin garantörlüğünü üstlenmektelerdir.
Irak bayrağına diğer unsurlardan daha çok sahip çıkmaktalardır.
Kardeş kavgalarında bile, birçok kez arabuluculuk yaptıkları her kesce aşikardır.

Federal sistem Kerkük için en uygun yönetim örneği!!

Kerkük Türkmeneli’nin kalbidir.
Atardamarıdır.
Yaşamlarını sürdüren aldıkları nefestir.
Kerküksüz Türkmen sudan çıkmış balığa benzer...
yaşamaz ölür.
Kerkük için canını her Türkmen seve seve verir.
Körfez savaşı sonrası Irak Ayaklanmasında Saddam ordusu korkusundan kaçarak Kerkük’ü diğer halklar silahlarıyla terk ederken, Türkmenler yerlerinden kımıldamadılar.
Bugün de aynısına tüm dünyanın tanık olduğu “ Kerkük Kürdistan’ın kalbidir” veya “Kerkük Kürdistan’ın Kudüsüdür” diyen Peşmergeler’in, Irak askerlerinin korkusundan en modern silaharına rağmen, koyup kaçtıkları ortada.
Kerkük’ün tarihi kaynaklara dayanarak sahibi olan Türkmenler’in, hiç bir zaman bölücü ve ırıkçı düşünceleri olmamıştır ve her devirde de kentte kardeşce yaşamadan yana olduklarını savunmuşlardır.
Kerkük için, Kendisiyle 2005 yılında Türkmeneli Uydu Kanalı Genel Müdürü Haceroğlu’nun yaptığı röportajda, Hiltermann’ın da önerdiği özel federal bir sistemin uygulanması tüm tarafların haklarını savunacak tek sistemdir.
Bu sistemin gün ışığına çıkarılması için çalışmalar başlatılmalı ve hızlandırılmadır.
Kerküklüler Irak’ta, kardeşce, saygıyla güven ve barışı herkesten daha çok hak ediyolardır.
Bu kardeşliği bozmak isteyenlerse dış güçlerin kullandığı piyon ve uşaklardan ötesi değillerdir.

Yorum ekle

Sosyal Medya