Kerkük Ankara mıdır yoksa Kerkük Kürdistan mıdır?

Kerkük Türkmenleri Kerkük’ün önemini Anadolu insanına ve onun yöneticilerine anlatmak için kullandığı bir ifade; Kerkük Ankara’dır.

Barzani ise Kerkük Kürdistan’dır diyor.

14.9.2017 Tarihinde, Kuzey Irak’ta, Amerika’nın Bölge Temsilcisi Bret McKork’un Ofisinde, çok önemli bir toplantı yapıldı.

Bu toplantıya, Birleşmiş Milletler Temsilcisi, İngiltere’nin Bağdat Büyük elçisi, Fransa, Almanya ve Barzani iştirak etti.

Bu toplantı, yüz yıl önce yapılan, 16 Mayıs 1916 tarihli, Sykes-Picot planının, Batılı güçler tarafından yeniden ele alınması ve Batı emperyalist devletler yararına yeniden sınırların çizilmesi toplantısıydı.

Alınan karalarlar gereğince; Barzani Kürdistan Bağımsızlık Referandumunu iki yıl erteleyecek, buna karşılık Barzani’nin önerileri Birleşmiş Milletlerden geçirilecek. Ve Konfederalizm yapılanmasıyla, Barzani garanti altına alınacak.

Amerika Referandumun neden iki yıl ertelenmesini istedi?

Çok açık. Amerika Suriye’deki Kürt oluşumlarıyla Irak’taki Kürt oluşumlarını birbirinden ayrı bir mesele olarak ele almıyor.

Suriye’nin kuzeyinde PKK silahlı organizasyonunu Peşmerge’nin organizasyonundan daha güçlü ve oluşturulması daha etkin bir örgütlenme olarak görüyor.

Suriye’nin kuzeyinde kurulacak bir Kürt oluşumuna, Barzani’nin eklenmesinin kendince kolay olacağını varsayıyor.

Öte yandan, Barzani’nin bağımsızlıkta acele etmesi; Amerika için şu tehlikeyi içeriyor. Türkiye İran yakınlaşması ve Rusya’nın da bu blokta yer alıp, planları bozması…

Son iki günde gelişen olaylar ve Amerika’nın müttefikleriyle beraber bölgeye abanmaları, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmış gibi görünüyor.

Kuzey Irak’ta ve Kerkük’te, Türkiye için diploması yollarının tıkanmış olması, bölgede oldu bittilerle karşı karşıya kalması olasılığı, Türkiye’ye silahlı müdahaleden başka çıkış bırakmıyor.

Bret McKork’un ofisinde yapılan toplantı, bölge ülkelerinin kaderini belirleyecek bir toplantı olduğu hissini uyandırıyor.

Bu toplantıda Türkiye, İran, Irak ve Suriye yok. Ama İngiltere, Fransa, Almanya ve Amerika var. Bölünecek ülkelerin temsilcisi yok ama bölmede araç olarak kullanılacak Barzani var.

İşin akılla, diplomasiyle, konuşup görüşerek halledilecek hali kalmamış. Gücün çözebileceği bir noktaya gelmiş. Gücün adaletinin hüküm sürdüğü bir sürece girmişiz.

Kerkük’ün PKK’ya bırakılmasına gönlüm razı gelmiyor. Kaldı ki, gerek Lozan, gerek Ankara antlaşmaları gereğince meşru haklarımızı aramamız en doğal hakkımızdır.

Elin oğlu, 12 bin mil öteden gelip, benim sınırlarımı belirlemeye kalkacak, ben de, onun buradaki maşalarına gerekeni yapmayacağım.

Savunma içgüdüsünün ağır basacağı ve güç kullanımı dahil elimizden ne gerekiyorsa yapacağımıza inanıyorum.

Bülent Esinoğlu
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Ulusal

Yorum ekle

Sosyal Medya