Türkmenlerin Ulu Çınarından Bir Dal Kırıldı

Necat Kevseroğlu
Irak Türkmen toplumunun, çağdaş siyasi tarih sayfasına kısa bir göz atarsak, köklü ve kökü çok derinlere genişleyen, uzanan ulu bir çınar gibi, çok ünlü adamlar yetişmiştir.
Yetişen, özellikle lider kadro adamlarımız, o ulu çınar gibi dalları etrafa dağılarak, geniş bir alana gölge saçarak, onun gölgesi altında yetişen evlatları, o gölgeden faydalanarak, altında kimi öğrenimini, milli kültürünü, çalışmalarını yapar, kimileri de dinlenir, sıkıntılarını giderir. O ulu çınarın dalları altında yetiştikten sonra, o yere, toplumuna, toprağına hizmet gösterir, refahta yaşamak için kendi milli varlığını, dilini, milli kültürünü geliştirir ve savunur.
Ne yazık ki, Türkmen toplumunun verimli, zengin kaynaklı, şiirleştirdiği, uğruna çok şehit veren Kerkük topraklarında yetişen o ulu çınarın başta gelen dallarından biri kırıldı.
Türkmen toplumunun ulu çınarının bir dalı olan Gazi Abdülmecit 24.7.2017 Pazartesi akşam saatlerinde aramızdan ebediyete ayrıldı. Hakkın rahmetine kavuştu, Kerkük'te Musalla mezarlığında sevenleri ve tüm milliyetçi, ülkücüler camiası tarafından göz yaşlarıyla toprağa verildi.
Gazi Abdülmecit, Kerkük'te tanınan Kaleli Yahya beg ailesine mensuptur, Kerkük'te başta gelen, tanınan Türkmen ailelerin biridir. 1949 yılında, Kerkük Kale'sinin Meydan mahallesinde gözlerini dünyaya açtı, ilk, Orta, Lise öğrenimini Kerkük'te tamamladıktan sonra, Ankara'da Ticari ve İktisadi İlimler Akademisinden mezun oldu, sonradan, Lisans adayı olarak, okuduğu aynı fakültede öğrenci olarak yüksek öğrenimine alındı. Ama Kerkük'ü düşünerek, bir an önce yurda dönmeyi, Yüksek Lisans okumaya tercih etti, Kerkük'e döndü.
Kerkük'te Ticaret Bakanlığına bağlı, halk arasında "Orizdi-beg" adıyla bilinen "el-asvak el-merkeziye" "Genel Çarşılar Merkezinde" mamur olarak tayin oldu. 2012 tarihinde, aynı müdürlükten, müdür olarak emekliye ayrıldı.
Gazi Abdülmecit, daha lise öğrenciyken, öğrencilere Türkçülüğün Esasını yazan düşünür Ziya Gökalp'ın Türklük düşüncesini, Türk Milliyetçiliğini, ülkücülüğü öğrencilere anlatırdı ve aşılarak, o günlerden, ölümüne kadar, kendini Türkmen milli davasına aday ederek, 1970 yıllarından milliyetçi dostlarıyla ve dava arkadaşlarıyla, beraber, Kerkük'te Türkmen öğrenciler birliğinin teşkilatını kurarak, tüm Kerkük okullarında öğrenci faaliyetleri başladı, bilinçli bir şekilde, milli çalışmalarını sürdürdü, 1971 tarihinde Türkmen Okullarını kapatma sırasında Türkmen öğrenci ve öğretmenler, özellikle bu haksız, yersiz düşünceye dur dediler, rejime karşı, tüm Kerkük okulları kapatıldı, gerçekleşen Türkmen protestosunda Gazi Abdülmecit'in rolu takdire şayandır. Bu nedenle, rahmetli Kerkük'te tutuklandı, Kerkük Emniyet Dairesinde arkadaşları ile çok ağır işkenceler ve aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap kendisine ve arkadaşlarına uygulandı. Sonradan dikta rejim hışmını sürdürerek, milliyetçi, ülkücü gençleri idama mahkum etti, o günlerde, toplum içinde ün kazanan, öğretmen Hüseyin Ali Demirci, Tembel Abbas adıyla tanınan tiyatro sanatçısını hunharca öldürüldü ve şehit edildi, daha sonra, öğretmenlerden çok sayıda idama mahkum kıldı, örneğin, Mehmet Korkmaz, Rüştü Muhtaroğlu ve diğerleri şehit edildi.
O sıralarda, Gazi Abdülmecit, yılmadan yorulmadan yoğun milli çalışmalarını sürdürdü, dava arkadaşları ile Kültür çalışmaları, milli mesleklerle ilgili bilgilere sahip oldu.
Ankara'da olduğu sırada, hem okul çalışmaları, hem de milli davası ile ilgili bilgiler, hocası sayılan fikir ve milli düşünce sahibi Ağabey Galip Erdem ve değerli fikir adamı Acar Okan'dan ve diğerlerinden milli fikir ve düşünceli büyüklerle ilgilenerek kendini bu alanda çok güzel yetiştirdi.
Ömür boyu, edindiği bilgileri, kendi toplumuna özellikle gençliğe çok büyük katkısı olmuştur. 2003'ten sonra, rahmetli Türkmen Milli arenada aktif bir durum aldı, Türkmen İstişare Meclisinin Başkan Yardımcılığını üstlendi, uzun bir müddet güzelce ödevini yerine getirdi, bunun yanında da Irak Türkmen Meclisi'nde üye idi.
Adı geçen Türkmen Meclisi yayınları olarak çok sayıda, Türkmen toplumuna uygulanan baskıları, sıkıntıları, devrik rejimin çıkarttığı kritik kararları, toplayarak, inceledikten sonra iki cilt halinde Gazi Abdülmecit onları kitaplaştırdı.
Sonradan, Kerkük'ün Türkmen şehri olduğunu, vurgulayan belgeleri, yayımlanan eski ve yeni kaynakları tarıyarak, topladıktan sonra, kitaplaştırdı, bunun yanında da Türkmen Milli davası ile ilgili kitaplar yayımladı.
Gençliğinden, Kültür hareketine inanan, milli kültürün önemini bilen, Türkmen Gazisi, Türkmen Kütüphanesini kurdu, kütüphanenin, personellerini, nizamını düzenledi ve kendisi idare etti sonrada, iki memur o daireye atamasını yaptı, günümüzde o Kütüphane okullara kapısı açıktır.
Türkmen toplumunun Gazisi olan Gazi Abdülmecit rahmetliye, Irak Türkmen Cephesi bünyesi içinde üstün kademeli sorumluluklar kendisine sunuldu, tümünü kabul edemedi, hiç bir sorumluluk istemedi, bir meçhul asker gibi, Türkmen Siyasi arenasında, milli davasında etkin yeri vardır, tüm meselelerden katkısı, önerisi, düşüncesi yer alırdı, kurulan kriz masaların, kurulan komisyonlarda vardı, katkısı olarak sunduğu görüşleri dikkate alınırdı. Güzel çalışmaları vardır, seminerler, konferanslar sunup tüm Türkmen münasebetlerinden uzaklaşamazdı, her yerde hazır olup, kuruluşlarla yakın ilişki içinde idi, fikir verip, tartışmalar yaparak, güzel düşüncelerini alçak gönüllü, iddiasız bir şekilde sunardı, sevgi ilkesine inanmak dava dostlarına sevgi, saygı ve hürmetkârane davranışı takdire şayan idi, yani yüksek seciyeli bir insan sağlam karakterli, kendisine güvenilir, takdire layık bir şahsiyet idi.
Yarlıganmış, dava dostumuza Ulu Tanrıdan mağfiret dilerken, Türkmen toplumuna, özellikle Türkmen ülkücülerine başsağlığı, kederli ailesine sabırlar dilerim.
Dava dostumuz rahmetli nur içinde yatsın mekanı cennet olsun.

Yorum ekle

Sosyal Medya