ÇAĞDAŞ IRAK TÜRKMEN EDEBİYATINDA KADIN HOYRATÇILAR

Irak Türkmen Edebiyatı şiirinin ana unsurlarından biri de hoyratlardır. Türk edebiyatının en sevilen nazım şekillerinden olan hoyrat, Doğu Anadolu’da “cinaslı mani”, Irak Türkmenlerinde“horyat” ve Azerbaycan’da “Bayatı” olarak Türk halkının gönlünde yer etmiş olan Türk’e has bir halk şiiri nazım şeklidir. Bugün Anadolu’da Urfa, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum ve Kars yörelerinde yaygın olarak hoyratlar söylenmektedir.
Hoyrat, Irak Türklüğünün dünyaya feryadıdır. Irak Türkmenleri, 1918 yılında Osmanlıdan koparıldıktan sonra, yaklaşık yüz yıldır birçok katliamlara, baskılara, haksızlıklara maruz kaldılar. Bu baskı ve katliamlar ne acıdır ki hâlâ devam etmektedir.
Yazmanın, okumanın, Türkçülüğün, vatanseverliğin zindanlarla cezalandırıldığı ve birçok katliamların yapıldığı günlerde, hoyratlar Türkmenlerin feryatlarına tercüman olmuştur. Türkmenler, acılarını, sevdalarını, haksızlıklara isyanlarını, vatan sevgilerini, feryatlarını Türkiye’ye ve dünyaya hoyratlarla duyurmaya çalıştılar.
Hoyratlarda Türkmenlerin yaşayışı, dünya görüşü, kültürü, tarihi, geleneği ve edebî zevki dile gelmektedir. Hoyratların konusu genellikle ümit, aşk, ahlak, gurbet, ayrılık, hasret, kıskançlık, kırgınlık, tabiat, dini duygular, vatan, dil sevgisi, insan sevgisi, dostluk, düşmanlık, ölüm gibi sosyal yaşayışımızdan çeşitli konulardır.
Bugün Irak’taki Türkmen coğrafyasında hoyrat söylemeyen Türkmen yok gibidir. Yediden yetmişe herkesin dilinde, gönlünde hoyratlar dile gelmekte, hoyratlar yakılmaktadır.
Bugün böyle acılı bir coğrafyada Türkmen kadınlarının sosyal yaşayışın içerisinde çok önemli görevler üstlendiğini görmekteyiz. Çağdaş Irak Türkmen Edebiyatı içerisinde birçok kadın şair ve hoyratçımız, şiir ve hoyratlarıyla Türkmenlerin çektiği acıların dünyaya duyurulmasında önemli roller üstlenmişlerdir. Bu incelememizde kadın şair ve hoyratçılarımızdan örnekler sunmaya çalıştım. İnanıyorum ki Türkmeneli’nde bulunduğum süre içerisinde eserlerinden örnekler sunmaya çalıştığım bu 17 kadın hoyratçımızdan başka kadın hoyratçılarımız da vardır.
Gönlümüz, bizden bir parça olan Irak’taki soydaşlarımızın edebiyatlarının akademik olarak incelenmesinden yanadır. Irak Türkmenlerinin kültürel ve siyasi yönden incelenişi, onların tanıtılmasına, çektikleri ıstırapların hafiflemesine sebep olacak ve Türkmen kardeşlerimiz bu coğrafyada yalnız olmadıklarını anlayacaklardır.
Aşağıda yer alan ve 17 kadın şair ve hoyratçımıza ait olan hoyratları beğeneceğinizi ümit ederim.

NEDİME HÜRMÜZLÜ

1941 yılında Kerkük’e bağlı Türkalan dünyaya geldi. Köyde okul olmadığı için okuyamadı. Okuryazar olmamasına rağmen aile ve çevresindeki edebî sohbetlerle kendini yetiştirdi. Edebiyata, özellikle halk şiirine ilgi duydu. Ailesi, 1987 yılında Saddam Rejmi döneminde Türk oldukları için, Türkalan köyüne yapılan işkence ve baskılardan nasibini alarak göçe zorlandı. Uzun yıllar kamplarda sürgün hayatı yaşadıktan sonra ancak 2002 yılında Kerkük’e dönebildiler. Acı hatıralarla dolu olan bu sürgün hayatında, görmüş olduğu işkence ve baskılardan dolayı hastalandı. 2004 yılında vefat etti ve vasiyeti üzerine doğduğu köye defnedildi. Nedime Hürmüzlü’nün şiir ve hoyratlarında, yaşadığı topraklara vatan duygusu ile bağlı bir halk âşığı olduğunu ve saf bir Türkçe kullandığını görüyoruz.

Bahçamda üzüm oldu
Nar oldu üzüm oldu
Çok şükür olsun Allah’a
Bu Kerkük bizim oldu
***
Bele bağlar
Yar başın bele bağlar
Kurudu bar vermiri
Virandı bele bağlar
***
Beleden
İndi geldim beleden
Ğem geli ğem üstüne
Hiç kurtarmam beleden
***
Belesine
Get yolun belesine
Sevdim bir vefasız yar
Kalmışam belesine
***
Kul ağasın
Çok sever kul ağasın
Sen mecliste düz konuş
Koy rakıb kulağ assın
***
Saki boş bade vermez
Kırık saz sada vermez
Sütü pek kanı temiz
Vatanın yada vermez
***
Tikendi
Terzi kumaş tikendi
Dil var baldan şirindi
Dil var sarı tikendi

REMZİYE MEYYAS

I945 yılında Kerkük’ün Piryadi Mahallesi’nde dünyaya geldi. İlk orta ve lise öğrenimini Kerkük’te tamamladı. Erbil Öğretmenler Enstitüsü’nden mezun oldu. 32 yıl öğretmen ve müdür olarak görev yaptı. 1960’lı yıllardan itibaren hoyrat ve şiir yazmaya başladı. Şiirlerini hem Arapça hem de Türkmence yazdı. Şiir ve hoyratları ülkenin çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandı. Kültür hayatına kazandırdığı eserler şunlardır: “Seher” (Hatıralar, Arapça, 2004), “Kerkük Menim Hoyratım” (2005), “Hak Yolunda” (Hoyratlar), “Boşluk Festivali” (Şiir ve Hatıralar, Arapça), “Meyyas Nene Destanı” (Türkmence,2009), “Düşüncelerimin Sünbülleri” (Arapça) ve “Anneme Mektuplar” (Şiirler, Arapça)

Bahçede gezer nenem
Hoyratlar düzer nenem
Yâdlar eski günleri
Yüregim ezer nenem
Yeru gülistan olsun
Mübarek mezar nenem
***
Burası Türkmeneli
Serindi seher yeli
Başımızı vursalar
Terk etmeriğ bu dili
***
Güneştiler aydılar
Şekerdiler baldılar
Bir can bir gevildeyiğ
Bilmem neden caydılar
Öz babam vatanında
Meni garip saydılar
***
Kaleden düşen daşam
Gözden dökülen yaşam
Başu bağla Türkmeni
Men sene diyim paşam
***
Kerkük menim hoyratım
Malım mülküm devletim
Sana kurban vermişem
Ruhum canım aşiretim
***
Kerkük’üm garip Kerkük
Her derde tabip Kerkük
Yer altun asman gümüş
Cihanda a’cip Kerkük

ZELİHA TÜTÜNCÜ
(Mulla Dünya)

1946 yılında Kerkük’ün Begler Mahallesi’nde dünyaya geldi. Babası adını “Zeliha” olarak nüfusa kaydettirse de annesi ölünceye kadar onu “Dünya” adı ile çağırır. Babası Küçük Zeliha’yı “ahlakı harap olur, kız çocuğu da okutulur muymuş” düşüncesi ile okula göndermez. Okuma ve yazmayı kendi kendine öğrenir. Bugün tam okuyup yazamasa da kendini idare edecek kadar bir yazma ve okuma kültürüne sahiptir. Molla Zekiye adındaki hocadan Kur’an-ı Kerim dersleri aldı. O günden sonra kendisi “Mulla Dünya” adı ile çağırılır oldu. Bugün ilerlemiş yaşına rağmen mahallede kadınlarla Kur’an-ı Kerim sohbetlerine devam etmektedir. 1965 yılında evlendi ve iki çocuğu oldu. Eşi vefat edince çocuklarını yetiştirmek ve onların geçimini sağlamak için terziliğe başladı. Kısa sürede Kerkük’ün sayılı kadın terzileri arasında yer aldı. Sıkıntılı bir yaşayış içerisinde, Türkmeneli’nde ve özellikle de Kerkük’te Türkmenlere yapılan işkenceler, idamlar ve katliamlar onun ıstıraplarını arttırdı. Türkmenlerin çektiği ıstırapları yüreğinde hisseder ve duygularını hoyratlara döktü. O, bütün bu olumsuzluklara, zulümlere rağmen geleceğe ümitle bakmaktan vazgeçmedi, zulme isyan ederek bu günlerin geçeceğine inandı ve çevresine ümitler aşıladı. Mulla Dünya, Kerkük’te çokça sevilen bir hanım sanatçımız olarak karşımıza çıkmaktadır. Onu dini törenlerde mevlit ve ilahiler okurken; cenazelerde cenaze yıkarken görüyoruz. O, sosyal hayatın her anında karşımıza çıklyor. Hasta ziyaretlerinde, düğünlerde, toylarda hep vatandaşın yanında yer alıyor. Kerkük’te mazbut bir hayat süren Mulla Dünya’nın 13 yaşından beri yazdığı altı bine yakın hoyratlarının bir kısmı İmat Semin Bayatlı kardeşimle “Kerküklü Hanım Hoyratçı Mulla Dünya” adı ile kitaplaştırdık. Zeliha Tütüncü, hoyratlarında, yaşayan güzel Türkçeyi esas almış ve zorunlu olmadıkça Arapça ve Farsça kelimeleri kullanmamıştır. Yazdığı hoyratlarda Türk dilini ve Türkçeciliğini hep ön plana çıkararak dilin, milleti birleştirici yönüne dikkatleri çektiğini tespit edebiliriz.

Al yeşilden
Al beyaz al yeşilden
Gözüm dünyada kaldı
Doymadım al yeşilden
***
Ay yıldızdan
Güzeldi ay yıldızdan
Kurbanam o bayrağa
Nakkışı ay yıldızdan
***
Ayrılma sürümüzden
Gel oku dilimizden
Belivi versev belime
Yad çıkar yurdumuzdan
***
Bala dadı
Bal vermez bala dadı
Nene baba daima
He gözü baladadı
***
Bir de kandı
Yar yâre bir de kandı
Meni yâre bağlayan
Bir dildi bir de kandı
***
Bir dilim
Bir hakatim bir dilim
Dünyadaki sevgilim
Bir Allah bir de dilim
***
Dilim dilim
Kavun ye dilim dilim
Dilimnen vazgeçmerem
Doğransam dilim dilim
***
Dilim dilim
Türkmen’di dilim dilim
Kerkük’e hor bakanı
Doğraram dilim dilim
***
Dilim düşsün
Kes kavun dilim düşsün
Namerde mert diyersem
Erisin dilim düşsün
***
Sevmeseydi
Bülbül bağ sevmeseydi
Yanmazdı Aslı Kerem
Evvelden sevmeseydi

MÜNEVVER MOLLA HASSUN

1953 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. Kerkük Öğretmenler Okulu’ndan mezun oldu. El-Hurra Üniversitesi’nde Arap Dili ve Edebiyatı üzerine lisans tamamladı. 1973 yılından 2003 yılına kadar Arapça dil öğretmeni olarak çalıştı. 2006 yılında Türkçe Dil müfettişi oldu. Halen görevine devam etmektedir. Çocukluk yıllarından itibaren edebiyat alanında kendini yetiştirerek şiirle haşır neşir oldu, hoyratlar yazdı, tiyatro ile uğraştı, inceleme ve makaleler yazdı. Eserleri zaman zaman gazete ve dergilerde yayımlandı. Kerkük İncileri Dergisi (2003-2005 yılları arası), Yıldız Dergisi (2005-2009 yılları arası) ve Karar Gazetesi’nin belirli dönemlerde başyazarlığını yaptı. Gerek yurt içerisinde gerekse yurt dışında katıldığı şiir ve edebiyat yarışmalarında birçok ödüller aldı. Münevver Hanım’ı sosyal hayatın her alanında, Türkmen davasının yücelmesi için aktif olarak çalışan çok yönlü bir insan olarak görmekteyiz. Türkmen Edebiyatçılar Birliği (kurucu üye), Türkmen Öğretmenler Birliği, Türkmen Kadınlar Birliği (kurucu üye), Irak Edebiyatçılar ve Yazarlar Birliği, Türkmen Karar Partisi gibi birçok sivil toplum örgütüne aktif olarak üyedir. “Arapça Şiirler”, “Bitmeyen Çile”, “Dumanlı Limanlar”, “Arapça Kıraat ve Rua”, basılı eserleridir.
Ağa kalsın
Siyahtan ağa kalsın
Düşmana meydan oku
Koy yurdu ağa kalsın
***
Bu menim sessiz gönlüm
Yaşırı sensiz gönlüm
Kalıptı gurbet elde
Yalnız kimsesiz gönlüm
***
Bu menim çağlar gönlüm
Yarasın bağlar gönlüm
Gam geldi gam üstüne
Sessizce ağlar gönlüm
***
Bu menim solmaz gönlüm
Yada kul olmaz gönlüm
Girse güller bağına
Her dala konmaz gönlüm
***
Daldasına
Gül düşüp daldasına
Yadlara boyun eğme
Özü ne daldası ne
***
He yana
Bu köz kalmaz he yana
Dört yanımız düşmandı
Üz döndereğ he yana
***
O yağdı
Bu fitildi o yağdı
Yad bizden gaflet bulmaz
Erlerimiz oyağdı
***
O yar gönlüm
Av etti o yar gönlüm
Okuvdan korkum yoktu
Sözleriv oyar gönlüm
***
Sözü başınnan sorun
Gözü kaşınnan sorun
Türkmen’in tarihini
Kale taşınnan sorun
***
Tor bağında
Kalıptı tor bağında
Ezelden kök sürmüşüz
Kerkük’ün torpağında

SAFİYE BAYRAKTAR

1953 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. Kerkük Sanayi Lisesi’nden mezun oldu. Çocukluk yaşlarından itibaren şiir ve hoyratlar yazmaya başladı. Birçok şiir şenliklerine, şiir ve edebiyat toplantılarına katılarak duygu ve düşüncelerini dile getirdi. Şiir ve hoyratları Kerkük ve Irak genelinde yayın yapan gazete ve dergilerde yayınlandı. Şiir ve hoyratlarında çoğunlukla Türk, Türklük, Türkmenlik, Kerkük, vatan ve millet kavramları dile gelir. Aşk, sevgi, insan sevgisi, dostluk vazgeçemediği konulardır. Şiir ve hoyratlarının bir kısmını “Kerkük Aşkı” ve “Yurdumun Sesi” adlı kitaplarında topladı. Safiye Bayraktar’ın “Türkmen Liderleri” ve “Çocuk Folkloru” adında, inceleme ve folklor konulu iki kitabı daha vardır.

Hiç yere
Baş eğmeriğ hiç yere
Türkmenler şehit verdi
Kanı gitmez hiç yere
Bayrağımız göktedi
İndirilmez hiç yere
***
Bir yol var
Kalpten kalbe bir yol var
Kerkük’ten Ankara’ya
Kan damarda bir yol var
***
Budu yara
Bu hançer budu yara
Türkmen kimin bir millet
Hiç gelmez bu diyara
***
Kerkük’üm yolu üste
Gülleriv ettim deste
Baş koyup ruh verirdim
Kerkük toprağıv üste
***
Mendilimden
Sil gözüv mendilimden
Kanaraya asılsam
Vazgeçmem men dilimden
***
Mert adam hain olmaz
Haine boyun olmaz
Kerkük Türkmen şehridi
Tarihe oyun olmaz
***
Nece kale
Yapmışığ nece kale
Aslanığ baş eğmeriğ
Ne tilki ne çakkala
***
Toprağına
Bağlandım toprağına
Canımı kurban verrem
Kerkük’ün toprağına
***
Yaşı sen
Sil gözümden yaşı sen
Deme gözden ırağam
Sen gönlümde yaşısen
***
Yerin almaz
Yel geli yerin almaz
Yüz yiğit gelse gitse
Bir şehit yerin almaz

GÜLSER KERKÜKLÜ

1957 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. Süleymaniye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bitirdikten sonra memuriyet hayatına atıldı. Uzun yıllar Süleymaniye Yüksek Eğitim Enstitüsü’nde görev yaptı ve buradan emekli oldu. Okumanın değerini çok iyi bildiği için altı evladını da okuttu. Özellikle kız çocuklarının okutulması için toplum içerisinde mücadele etti. Evlatlarından Dünya Avcı, Kerkük’te televizyon yayını yapan Türkmen Uydu Kanalı’nda program yapımcısı ve sunucusu olarak çalışmaktadır. Saddam döneminde Gülser Kerküklü ve ailesi, milliyetçilik suçlaması sebebiyle göçe zorlandı, bir süre Erbil şehrinde yaşamak zorunda kaldı. İş adamı olan eşi Mustafa Mahmut Bey, 1994 yılında Erbil’de bir suikasta kurban giderek şehit edildi. Irak Türkmenlerinin millî mücadelesinde aktif roller üstlendi. Emeklilik hayatını Kerkük’te geçirmektedir. 1985 yılından itibaren şiir ve hoyratlar yazdı. Şiir ve hoyratları birçok dergi ve gazetede yayınlandı. Şiir ve hoyratlarında, Türkmen millî mücadelesi, vatan, bayrak, Kerkük, dostluk ve toplumun derleri gibi konuları çokça dile getirdi. Şiir ve hoyratlarının bir kısmını “Kerkük Özlemi” adlı kitabında topladı.

Al bağı
Yar bağlıyıp al bağı
Yad elinde kalıptı
Yiğitsev al bağı
***
Al dadı sen
Ye balı al dadı sen
Gözlerüvden okudum
Gevlimi aldadısen
***
Ayda ne var
Ay çıkıp ayda ne var
Seven kalbi verendi
Çekmeyen ayda ne var
***
Bir gül iste
Yar mennen bir gül iste
Asil bülbül her zaman
Dolanır bir gül üste
***
Bir gün aç
Dost kapımı bir gün aç
Fakirin evi viran
Bir gün toktu bir gün aç
***
Bu gözden
Sürme düşmez bu gözden
Yar meni yaraladı
Hançer kimin bu gözden
***
Dağa düşer
Kar yağar dağa düşer
Avcı bir av hatrı’çın
Günde yüz dağa düşer
***
Gitti bir bir
Gün geldi gitti bir bir
El bağlı Türkmen genci
İdama gitti bir bir
***
Kurt alsın
Koyun verme kurt alsın
Hükmü verin Türkmen’e
Belki millet kurtalsın
***
Yada bağlar
Gül açmaz yada bağlar
Felek mertler kolunu
Ya büker ya da bağlar
***
Yaralarım oyuldu
Türkmenler hep soyuldu
Eskiden dedem yurdu
İndi Arap koyuldu

AYHAN HACEROĞLU

1962 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Kerkük’te tamamladı. Irak’ın içinde bulunduğu siyasi durumdan ve rejimin baskılarından dolayı yüksek tahsil yapamadı. Gençlik yıllarından itibaren şiir ve hoyratlar yazmaya başladı. Şiir ve hoyratları, çeşitli gazete ve dergilerde zaman zaman yayımlandı. Şiir ve hoyratlarında büyük ve üstat kabul edilen Osman Mazlum, Mehmet İzzet Hattat ve Nasıh Bezirgân’dan etkilendi. Millî konuları, özellikle Türkmenlerin ve Kerkük’ün içerisinde bulunduğu zor şartları dile getiren şiir ve hoyratlar yazdı. Şiirlerinin bir kısmını “Kutsal Yurdum” adı ile kitaplaştırdı.

Ay ağlar
Gün tutulsa ay ağlar
Çarkı dönsün feleğin
Yüze çıktı ayağlar
***
Bal tasıydan
Beliyden baltasıydan
Kerkük’ten kale kalktı
Namerdin bal tasıydan
***
Bize derdi
Bağvan gül bize derdi
Âleme keyf-u sefa
Veripti bize derdi
***
Kadınına
Yok erkek kadınına
Her güzellik yakışı
Türkmen’in kadınına
***
Kerkük’e Kala’m lazım
Kâğıda kalem lazım
Özüm Kerkük’e kurban
Kerkük’e balam lazım
***
Kerkük’ü kuran biziğ
Bir aydan bir yıldızığ
Altı devlet kurmuşuğ
Silinmeyen bir özüğ
***
Köşk saray hanımız var
Yurt seven canımız var
Kerkük’e kıyan ele
Dökülen kanımız var
***
Ne gamdı
Adıv dilde ne gamdı
Gel gir gönlüm içine
Gör ne hasret ne gamdı
***
Ne gamnan
Sazı çallam ne gamnan
Derde batan korkmaz
Ne kahırdan ne gamnan
***
Su çağırdı
Su satan su çağırdı
Yadı daim suçlamam
Bizde de suç ağırdı
***
Su çağlar
Sel gelende su çağlar
Hak divanı kurulsa
Suçlu yanda suç ağlar

BASİRE EKBER TİSİNLİ

1963 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. İlkokulu Tisin İlkokulu’nda, ortaokulu Hüda Ortaokulu’nda bitirdi. Ülkenin içinde bulunduğu zor şartlardan dolayı liseyi ancak 29 yaşlarında bitirebildi. Basire Ekber halen Kerkük Din Usulleri Fakültesi’nde okumaktadır. Şiire dini kasideler yazarak başladı. Eski Türkçe yazılar okuyarak Türkmen edebiyatına ilgi duydu, severek okudu ve kendisini yetiştirdi. Büyük oğlunu 24 yaşında kaybetmesi acı ve hüzünlerini artırdı. Ülkenin işgali ve insanların çektiği ıstıraplar, onu şiir yazmaya sevk etti. Saddam rejimi döneminde ailece baskı ve işkencelere maruz kaldı. Evleri yıkıldı, binlerce Türkmen evlerinden yurdundan edildi. Aydın ve kültürlü insanlar, genç yaşlı denilmeden idam edildi. Türkmenlerin çektiği ıstırapları şiir ve hoyratlarına konu edindi. Arapça ve Türkçe şiirler yazdı. Şiir ve hoyratları birçok dergi ve gazetede yayınlandı. Şiir ve hoyratlarından bir kısmını “Dualar Kalbinde Çarpan Nefsim” adlı kitabında topladı.

Terk eyle karaları
Gel girginen al gönlüm
Ömür tükendi bitti
Bir keyf yada sal gönlüm
***
Bala mevim
Bahçede bala mevim
Kerkük’e kurban verrem
Özümnen balam evim
***
Gerçekti yaslanmışam
Göz üste karslanmışam
Her zaman ateşteyem
Zannetme paslanmışam
***
Gözden alı
Yolcu su gözden alı
Doğru âşık sözünün
Cevabın gözden alı
***
Gözden çıkar
Su kaynar gözden çıkar
Bir insan miskin olsa
Neden tez gözden çıkar
***
Gül emende
Gör arı gül emende
Gül gülistan içinde
Hasretem güle men de
***
Kalbinde kin
Kaldırma kalbinde kin
Gözlerine bakarken
Okuram kalbindekin
***
Oku mene
Aç kitap oku mene
Felek sen yorulmadıv
Çalmaktan oku mene
***
Süte men de
Su kattım süte men de
Bu dile kurban gitti
Çok tıfıl süt emende
***
Yar aram
Senden kesmem yar aram
Sana ulaşmak için
İnan yüz dağ yararam
***
Kalplerde yara Kerkük
Çekildik dara Kerkük
Toplansak bir araya
Bularığ çara Kerkük
Yemyeşil baharımız
Dönüptü kara Kerkük
Çark dosta ters dolandı
Gidipler hara Kerkük
Sakın yada aldanma
Dostunu ara Kerkük
***
Ok elde çaldı felek
Gam güne saldı felek
Şadlığım bes etmedi
Her şeyim aldı felek
Türlü niyet etmiştim
Yürekte kaldı felek
Sende insaf yok imiş
Bu hal ne haldı felek

EYSER BAYATLI

1964 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. Kardeşi Ali, 1993 yılında Türkçülük, Turancılık suçlaması ile Saddam yönetimi tarafından idam edildi. Kardeşi Erdem de İran-Irak savaşında 1987 yılında şehit düştü. Lise öğrenimini Hüda Lisesi’nde tamamladı. Bağdat Engelliler Derneğinin aktif üyesi olarak çalışmakta, engelli insanların haklarını savunarak onlara yardımcı olmaktadır. Irak Gazeteciler Sendikası’nın aktif üyesi olan Eyser Bayatlı, Irak Kadın Hakları cemiyeti, Dünya Güzel Sanatlar Cemiyeti, Irak Edebiyatçılar Birliği ve Türkmen Edebiyatçılar Birliği’nin de üyesidir. Şair ve hoyratçılığının yanında iyi bir ressamdır. 1990 yılından itibaren şiir ve hoyratlar yazdı. Aile, vatan, sevgi gibi konularda hoyratlar yazdı. Makaleleri, hoyrat ve şiirleri Irak’ta yayın yapan çeşitli gazete ve dergilerde yayınlandı. “El-Kilade/ Kısa Gerçek Hikâyeler”, “İbretli Hikâyeler” ve “Rıhle’lil Mecd/ Zirveye Yolculuk” adlarında üç adet Arapça yazılmış eseri vardır.

Bağ sennen
Bağvan sennen bağ sennen
Yüz il yaralı kalsam
İstemirem bağ senen
***
Bahçamda bar kalmadı
Hayvaydan nar kalmadı
Aşkı sildim fikrimnen
Dilimde yar kalmadı
***
Bil sayardım
Yerişuv bil sayardım
Yoksullar darda kalmaz
Zenginler bilse yardım
***
Döşe sen
Kış geldi yer döşe sen
Şerefiv gitse kalmaz
Yüz il salsav döşe sen
***
Ğarip vurdu
Gurbette ğarip vurdu
Kerkük ğaribe düşer
Tembelin ğarip vurdu
***
Hasrette kalan netsin
Kalıp dert alan netsin
Taht üstesen ağlısen
El ayak çalan netsin
***
Kör oldum görmeğ bitti
Bedeni yormağ bitti
Rahim aradan kâhtı
Dost dostu sormağ bitti
***
Yad gülüm daldan aldı
Zararım maldan aldı
Kavula kalsın kısmet
Sevdiğim elden aldı

AYHAN REŞİT ORANKAY

1965 yılında Türkmen kenti Tuzhurmatu ilçesinde dünyaya geldi. Kardeşlerinden ikisi Saddam rejimi tarafından idam edildi, bir diğeri de Kuveyt Savaşı’nda şehit düştü. İlk, orta ve lise tahsilini Tuzhurmatu’da tamamladı. Kerkük Enstitüsü İdare Bölümü’nden mezun oldu. Tikrit Üniversitesi Eğitim Fakültesi Arapça Bölümü’nü bitirerek 1989 yılında memuriyet hayatına başladı. Halen Tuzhurmatu Eğitim Dairesi Müdür Yardımcılığı görevini yürütmektedir. Şiir hayatına 1985 yılında başladı. Şiirlerinde sevgi, ayrılık, dil sevgisi, vatan aşkı, Kerkük, Türklük gibi konular öne çıkmaktadır. Şiirleri, çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandı. Türkçe dışında Arapça şiirler de yazmaktadır.

Ağaçlar yaprak döker
Su geçer dağı söker
Ölümüyle ayrılık
Demir belleri büker
***
Altı devlet kuran ben
Oğuz Cengiz Turan ben
Dünyaya hükmetmiştim
Gözüv korkmaz Türkmen ben
***
Bahçede soldu gülüm
Ötmez oldu bülbülüm
Herkes dünya’çın ağlar
Sanki hiç yoktu ölüm
***
Benim bu sayağ gönlüm
Hiç yatmaz oyağ gönlüm
Dayanı her acıya
Bir gün demez ah gönlüm
***
Benim dilim öz dilim
Egri sevmez düz dilim
Seni sevmeyen kimse
Kapılsın ateşlere
Yansın ölsün köz dilim
***
Dağlar başı dumandı
Ayrılık çok yamandı
İnsanlar değişiyor
Zaman aynı zamandı
***
Gün batarken gece oldu
Hazan vurdu güller soldu
Uçtu bağımdan bülbüller
Yerine bayğuşlar doldu
***
Mavi eser bayrağım
Elbet döneceğ çağım
Iraklı Türkmen kallam
Hiç de sönmez çırağım
***
Ne dağam
Ne tepeyem ne dağam
Her şeyden payım aldım
Ne dert kaldı ne de gam
***
Odun yandı köz oldu
Rüzgâr esti toz oldu
Çektiğim acılardan
Ciğerim köz köz oldu
***
Ok attım daşa geldi
Köyüme paşa geldi
Bir günde yaşırığ biz
Dost dosttan haşa geldi
***
Yurdumuz ağyar alıp
Neşe sevinci çalıp
Bayram yadda kalmıyıp
Herkes halına dalıp

GÜLZAR BAYATLI

1965 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. Kerkük Öğretmenler Enstitüsü’nden mezun oldu. Kerkük Televizyonu’nda dört yıl program sundu. Bir süre de Türkmeneli Televizyonu Eğitim Dergisi programının sunuculuğunu yaptı. Türkmen Kadınlar Birliği, Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği, Türkmen Edebiyatçılar Birliği üyesidir. Halen Kerkük’te öğretmen olarak görev yapmaktadır. Ortaokul yıllarından itibaren hoyrat ve şiirler yazmaya başladı. Hoyrat ve şiirlerinde Türkmenlere yapılan katliamları, vatan sevgisini, Türk milliyetçiliğini ve millî konuları dile getirdi.

Bayrağımın takışı
Ay yıldızdı nakışı
İlhanlar evladıyız
Bu dil bize yakışı
***
Gül yandı
Gölge düştü gül yandı
Bağa bir tor attılar
Bülbül öldü gül yandı
***
İnciden
Kolbağ aldım inciden
Gelin bir el olağın
Olmaz bizi inciden
***
Kerkük dudağda hece
Fark etmez gündüz gece
Yad topragıvu bastı
Durup dayanduv nece
***
Kerkük kucaklar bizi
Ezeldi ay yıldızı
Bizlere kıyanların
Tarihte ardı izi
***
Kerkük’üm nece Kerkük
Yazdım ki hece Kerkük
Biri men birisi sen
Ayrılım nece Kerkük
***
Yada kalmaz
Ya kalı yada kalmaz
Ya can verriğ bu yurtta
Ya bu yurt yada kalmaz
***
Yandı güle
Gölgeler yandı güle
Garip bağvan üzünnen
Bülbüller yandı güle

GÜLER KORYALI

1971 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. Havice Enstitüsü Sekreterlik Bölümü’nden mezun oldu. Çocukluk yaşlarından itibaren hoyrat ve şiirler yazandı. Hoyratlarının bir kısmını 2010 yılında “Korya’dan Bir Ses” adı ile kitaplaştırdı. Türkmen Kadınlar Birliği ve Irak Türkmen Edebiyatçılar Birliği üyesidir.

Ataşıva
Duz geti at aşıva
Her an bu miskin gönlüm
Yanıptı ataşıva
***
Bahtım kara
Yağanda bahtım kara
Âlemin ağdı bahtı
Bes menim bahtım kara
***
Bir dene
Yanağıvda bir dene
Gözüm yüz dene görse
Gevil sever bir dene
***
Gül derdim
Bahçeden men gül derdim
Hiç bilmediv derdimi
Bildi açan gül derdim
***
Güldü Türkmen
Şad oldu güldü Türkmen
Kerkük bir büyük bağdı
İçinde güldü Türkmen
***
Güldüler
Şad oldular güldüler
Tüm Türkmenler bu bağda
Güzel gonca güldüler
***
Kalp kalpten
Çok farkı var kalp kalpten
Gökte melek şad olu
Birleşende kalp kalpten
***
Onda biter
Parmaklar onda biter
Sen diyendev ayrılığ
Sevdamız onda biter
***
Yatahta
Ya demirdir ya tahta
O günnen yar gideni
Düşmüşem gör yatahta
***
Yadıva
Bir düşeydim yadıva
Seni adıma ettim
Satma meni yadıva

SÜKEYNE MEHMET KULOĞLU

1973 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. Şiir ve hoyratlarında Kerkük sevgisi dile gelir. Atasözü ve deyimleri hoyratlarında ustaca kullandı.

Allah yalğuzdu birdi
Bütün işi bir sırdı
Annamaza diyerler
“Deve hamama girdi”
***
Beşir’de İmam Hasan
Yeşil kümbet göresen
İstirem bir ah çekim
Sensen dilimi kesen
***
Bulavay’dan Kızılyar
Düşmanın gözün uyar
Namerd dırnağa bahar
Merd insanlar yer sayar
***
Eğri yollara getme
Çürük yerlerde bitme
Malıy üste pasvan ol
Konşuyu hırsız etme
***
Ekmek tendürde bişer
Bişerse biraz şişer
“Demir kapının işi
Ağaca birgün düşer”
***
Karatepe Kızlarbat
Bunlara geldi nobat
Sen aslımı sorarsay
Aslım Bayat’tı Bayat
***
Kümbetler Yayçı yanda
Bir ruhtu iki canda
Tisin’i başta sele
Merdler yurdu sayanda

İPEK NEŞET DEMİRCİ (Türkmen Kızı)

1989 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu Kerkük’te okudu. 2005 yılından itibaren şiir ve hoyratlar yazmaya başladı. Sanat yaşayışında babasından destekler aldı. Şiir ve hoyratları, çeşitli gazete ve dergilerde yayımlandı. Hoyratlarında Türkmen mücadelesi, vatan sevgisi, Kerkük davası dile gelir.

Bele kaldı
Dert gitti bele kaldı
Her yeri düşündüler
Bes Kale bele kaldı
***
Has aya
Nur verilip has aya
Baksam gözüm kan ağlar
Susuz kalan Hasa’ya
***
Kala kalı
Gam bize kala kalı
Her vakit başı yüksek
Kahraman Kala kalı
***
Men Kala’da
Kömür var mankalada
Ölmiyeydim gezeydim
Bir daha men Kala’da
***
Men Kala’sız
Kömür var mankalasız
Kör olsam yaşaram men
Yaşamam men Kala’sız
***
Yüksek kalı kalemiz
Yanar sönmez lalamız
Kurbanam o neneye
Besler Türkmen balamız

NURHAN ÖMER TÜRKMENOĞLU

1993 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. 2014 yılında Kerkük Üniversitesi Eğitim Fakültesi Arapça Bölümü’nden mezun oldu. Çocukluk yaşlarından itibaren hoyrat ve şiirler yazmaya başladı.

Alma saydım
Nar saydım alma saydım
Bunca azap çekmezdim
Aklıvu almasaydım
***
Beş on günü
Toplandı beş on günü
Bu kalımsız ömrümün
Kalıptı beş on günü
***
Bura handı
Ora bağ bura handı
Şah nanca şahlığ etse
Tahtını bırakandı
***
Dağıdı
Tepesidi dağıdı
Başımdaki azarı
Dağıtsa yâr dağıdı
***
Dilim degi
Her meyve dilim degi
Sevdim seni gevilden
İnan bes dilim degi
***
Gözden veri
Su coşar gözden veri
Kurbanam o âşığa
Sözünü gözden veri
***
Kurt almasa
Almanı kurt almasa
Başım beleden çıkmaz
Can dertten kurtalmasa
***
O yar aydan
Ekizdi o yar aydan
Gel tok bakım gözüve
Gitmeden o yaraydan
***
Ona damı
Verdiler ona damı
İndi düştüm gücümden
Yıkardım on adamı
***
Yar ardım
Düşman alıp yar ardım
Sana kavuşmağ için
Yüce dağlar yarardım
***
Mence yardım
Hoş işti mence yardım
Bilseydim vefasızsın
Çoktandan men cayardım

ZEYNEP TARIK KÖPRÜLÜ

1987 yılında Kerkük’e bağlı Altunköprü ilçesinde, dünyaya geldi. Kerkük Öğretmenler Enstitüsü’nden 2009 yılında mezun oldu. Kerkük’te ilkokul öğretmenidir. Ortaokul yıllarından itibaren şiir ve hoyratlar yazmaya başladı. Deneme türünde çalışmalar da yapmaktadır.

Bağda ne var
Yad bilmez bağda ne var
Aslı bağvançı olan
He bili bağda ne var
***
Diyebilmem
Dert çoktu diyebilmem
Meni dert kaplıyıptı
Kimseye diyebilmem
***
Yad elinde
Kerkük’üm yad elinde
Kerkük atamız yurdu
Koymarığ yad elinde
***
Yazma derdim
Aç kitap yazma derdim
Menim derdim yazılmış
Sen ol dert yazma derdim

FATİMETÜL ZEHRA SALİHİ

1999 yılında Kerkük’te dünyaya geldi. İlkokulu Gürgür Baba İlkokulu’nda, ortaokulu Kerkük Doğuş Kız Ortaokulu’nda ve lise öğrenimini Barış Kız Lisesi’nde tamamladı. İlkokul sıralarından itibaren şiir ve hoyrata merak saldı.

Bir anadan
Dört kızığ bir anadan
Bu Kerkük’te insan var
Hepsi büyük hanadan
***
Bir aydan
Geçti vakit bir aydan
Men he gurur duyaram
Altı yıldız bir aydan
***
Birden sene
Geçti yar bir den sene
Nece bir bakışıydı
Vuruldum birden sene
***
Gözlerine
Daldım men gözlerine
Bu dünyanı yandırram
Baksalar gözlerine
***
Kerkük’tedi
Şan şeref Kerkük’tedi
Bir saat uzak kalsam
Kalbim he Kerkük’tedi
***
Kerkük’tendi
Erbil can Kerkük tendi
Bu gelen hüzn’lü sesler
Can Erbil Kerkük’tendi
***
Yalan söze kanmayın
Düşmannan dolanmayın
Besti bunca hüsran.
Her söze inanmayın

Yorum ekle

Sosyal Medya