Gelenek Mirası (Kısa bir öykü)

Ümit Köprülü
Aynı mesleğe uzun yıllarını veren babasından ona tek miras kalan Türk hamamı aşkından bir türlü uzaklaşamadı Hasan Usta. O her sabah, tan ağarır ağarmaz erkenden kalkarak, camide namazını kıldıktan sonra, şehirdeki ünlü Türk hamamına gidip keyfini çıkarmayı alışkanlık haline getirmişti .Hatta hamama varmadığı gün, hamacı merak ederek iş yerine gidip onu sorarmış.
Hasan Usta soyunma bölümünde hamam personellerinden peştamal ve takunyalarını aldıktan sonra giyisisini çıkarıp peştemalla kuşanır ve ayaklarına da takunyalarını giyer. Giyisi ve eşyalarını da kendisine ayrılan bölüm  dolabına yerleştirir. Dolabı kilitler, anaktarını da yanına alır.
Her defasındaki gibi kapıyı açıp soğukluktan geçerek yıkanma bölümüne ilerler.
Yıkanma bölümünde kendisine bir kurna başı seçer ve yanına yerleşerek soğuk ile sıcak suyunu ayarlar. Hamam tasıyla, tas tas başından dakikalarca tüm vücuduna döker. Bir yandan da tellağın müşterisi olup olmadığını izler. Tellak boş olduğunda göbek taşına uzanır ve onu bekler.
Tellak Hasan Ustayı önce hünerlice iyicesine ovar.  Ardından eline kesesini gçirir ve ustanın neresine sürdüyse tabaka tabaka kirlerini alır. Son olarakta lifi sabunlayıp ustayı bir güzel köpürdür ve sıcak su ile iyice yıkar. sıcak sudan yükselen buharlarlar kubbeye yüselir. Tellağın elinden canını zor kurtaran Hasan Usta, soluğunu soğuklukta alır. İyice dinlendikten ve soğukluğu da kemiklerindeki iliklerine kadar hissedince tekrar kurna başına dönüp bir kaç tas ılık su dökerek vücudunu ısıtır. Tek başına yıkanacağı halvet odalarının birisine kendisini kapatır. Peştemalını çıkarıp, vücudunu lif ile son olarak bir daha yıkar. Havlusunu alır iyice kuşanır ve silinip giyinmek üzere soyunma odasına gelir.
Soyunma odasında üstünden hamam yorgunluğunu atmak için iyice dinlenir. Bu arada yanına gelen hamamcı Usta Hasana “Afiyet olusun” der ve her defasında olduğu gibi kendise çay bardağında getirdiği sıcak “Tarçın” içeceğini sunar.
Usta Hasan tarçınını içip dinlendikten sonra, giyisisini giyer . Hamamcıya ödemesini yapar ve işyeri yolunu tutmadan önce, diğer bir günlük alışkanlığını yapmaya hamamdan ayrılır.
Hamamın 700 metre ilerisindeydi Seyyit Dayı’nın “ Kelle paça ” Lokantası. Hasan Ustaya hamamdan sonra kelle paça çok iyi geliyormuş. Gün boyu ocak başında demirleri ısıtıp çekiç ile döverek istediği şekili vermesinde güçlü ve aktif tutardı.
Seyyit Dayı Hasan Ustanın ne yiyeceğini bilmesine rağmen hergün aynı soruyu ona sorardı: “ Buyrun Hasan Ustam bugün canınız ne ister”?
O da “ bir buçuk ekmek doğraması ama unutma iyi ıslat üzerine baş eti bırak. Sarımsaklı sumaklı suyun da bol ekle. Küpe de yağlı olsun”.
Usta kendisine servis edilen kelle paça yemeğini yedikten sonra üstüne de iki barkak çayını içer. Seyyit Dayı’ya hesabı öder ve yarın buluşmak üzere iş yeri yolunu tutar.
Uzun yıllar hayatını gelenekleriyle sürdüren Hasan Usta, bir yaz günü, okullar tatil olduğunda, 10 yaşına gelen tek erkek çocuğu olan Ertan’ı, çağırır ve der ona : “ Hazırlan yarın benimle işe geleceksin “.
Ertan çok sevinir. O gececesi gözleri uyku göremez. Şafağın doğmasını bekler.
Sabah olunca baba: “ Hadı aslanım giyin abdest almayı da unutma önce sabah namazını camide kılacağız  “ der oğula.
Giyinirler . Baba oğul önce camiye giderek, namazlarını kılıp dualarını ederler. Sonra hamama gidip yıkanırlar ve iş yerine gitmeden önce Seyyit Dayının gidip kelle paçasını yerler ve çaylarını içerler.
Akşama eve döndüklerinde annesi Ertana gününün nasıl geçtiğini sorar.
Ertan da çok mutlu olduğunu bildirir.
Yıllar su gibi aktıkça Ertan da kendisine miras kalan dede yadigarı gelenekleri alışkanlık haline getirir. Böylece bu Türk gelenek, sanat ve yemek kültürü dededen toruna emanetle intikal eder.

Ümit Köprülü

Sözlük

Soyunma bölümü: Türk hamamlarındaki ilk kısım. Giyisilerin soyunup giyindiği bölüm. Bu kısımda her müşteriye giyisi ve eşyalarını bırakmak için özel dolaplar bulunmaktadır.
Peştemal: Hamamlarda belden aşağısını örtmek için kuşanılan bezlerdir.
Takunya: Hamamlarda kullanılan kısmen veya tamamen tahtadan yapılmış bir ayakkabı çeşidi.
Soğukluk: Hamamlarda ortasında fışkıyalı havuz bulunan, yoluyla yıkanma bölümüne girilen kısım.
Yıkanma bölümü: Hamamların en önemli kısımı. Müşterilerin yıkandığı bu bölümde kurna başları ve üstüne (6-8) kişinin sığdığı göbek taşı bulunur. Yukarısı camlı pencerelerden oluşun kubbelerden ibaret.
Kurna başı: Hamamların yıkanma bölümünde bulunan müşterilerin teker teker yanına oturup yıkandıkları yerler.
Tellak: Hamamda çalışan ve müşterileri yıkayan erkek kişilere denilir.
Göbek taşı: Üzerine uzanıp ter dökülen yer. Tellak müşterilerini bu taşın üstünde ovar ve yıkar.
Halvet: Hamamlarda müşterilerin yalnız başına yıkandıkları kapalı hücrelere denilir.
Tarçın: Hamamlarda müşterilerin yıkandıktan sonra içecekleri sıcak içeceklerden biri. Çay, İhlamur, Kuşburnu, Turş (limonlu) ve başkaları da var.
Kelle paça: Türk mutfağında hayvanların kesilmiş kafa ( Kelle), ve ayak ( Paça ) bölümlerinden yapılan yemeğin adı.
Küpe : Temizlenmiş işkembe yahut şırdanlar, çeşitli baharatlı pirinç, ufak doğranmış kuşbaşı eti, badem ve kuru üzüm ile doldurularak, tencerede Kelle paça suyunda pişirilen yemek.

Yorum ekle

Sosyal Medya