Irak Türkmenlerini Temsil eden Esat ERBİL Adana – Çukurova Festivalında

Adana – Çukurovada 5, 6, 7 – 05 – 2017 tarihlerinde 3. Uluslararası Türk Dünyası Şiir ve Müzik Festivalında ben Esat ERBİL bulunurken, kısaca programı aşağıya yazıyorum dostlar yakından bilgilenmelerini arzu ediyorum, saygılarımla :
İlk önce bizi oraya davet eden değerli kan kardeşim Halise TEKBAŞ Hanıma sonsuz şükranlarımı bildiriyorum, onun yanında Adana Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın dostumuz Hüseyin SÖZLÜ Beye ve Karaisali Belediye Başkanı Sadettin ASLAN kardeşime sonsuz şükranlarımı bildiriyorum müsafir perverliklerinden dolayı, son olarak tüm emeği geçen bu Etkimliği hazırlayanlar ve Çukurova Derneğinin Yürütme Kurulu ve Üyelerine minnetdarlığımı bildiriyorum, çok sağolsunlar.
İlk önce üç günün Programını yazmalıyım :

A ))  5  Mayis 2017   Cuma Günü :

İlk durağımız Atatürk Parkına Çelenk  koyma ve saygı duruşu, Adana Valiliğine Ziyaret, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı ziyareti, yemekten sonra Sarıçam Belediye Başkanı ziyaret ve
Tarihi Sinema Müzesi gezilmesi ve serbest zaman, en son 75 Sanat Galerisi Salonu. Atatürk Parkı içi şiir ve müzik.

B )) 6  Mayis  2017  Cumartesi Günü :

Kahvaltıdan sonra Karaisalı'ya hareket,Karapınar Parkı,  Karaisalı Belediye Başkanı Saadettin Aslan ile tanışma ve çay ikramı, Kapıkaya Kanyonu, Kesirihan (Varda Köprüsü) Alman Köprüsü, Yerköprü Kültür gezisi ve Bolahatoğlu Alabalık Tesislerinde öğle yemeği. Serbest zaman ve Akşam yemeği ve (Belediye Çok Amaçlı Toplantı Salonunda) Şiir ve Müzik ve Adana'ya dönüş.
C ))  7  Mayis  2017  Pazar Günü :

Sabah kahvaltisindan sonra, Adanada Bulunan Türkmen Yörüklerinin Festivalına Katılmak , Öğle yemeğinden sonra serbest gezi, Akşam yemeğinden sonra  " Irak ve Suriya Türkmenlerinin  Bu Günkü Durumları ve Sorunları " konferansı verildi, bir çok insanlar Türkmenler hakkında konuşma yapttı ve her kes desteklerini Türkmenler Mücadelesine gösterdiler. Ben ise aşağıda gelen  yazıyı bulunan arkadaşlara özetle konuştum diğer Türkmen ve Türk Dünyasında bulunun Dostlar bizi ve Türkmen Davamızı yakından tanımak için buraya yazımı gösteriyorum saygılarımla :

Irak Türkmenleri Geçmişi ve bu Günü
Araştırmacı : Esat ERBİL
Irak Türkleri daha detayli söylesek Irak Türkmenleri sayı İtibariyle, Arap ve Kürtlerden sonra Ülkenin üçüncü etkin gurubu sayılırlar. Bunlar çoğunlukla Irakın Küzey Bölgesinde ( Erbil, Kerkük, Telafer, Tuzhurmatu, TazeHurmatu, Musul,Mendeli, Bağdat ve Irakın türlü şehirlerinde ) yaşamaktadırlar.
Türkmenlerin bir çok aile olarak asil şehirlerinden mütaakip Irak hükümetlerin yanlış uygulanan siyasetiyle başka şehirlere taşınmışlardır, kimi görev gereği, kimi de siyaset olarak daimi sürgünlere gönderilmişler, böylece Irakın bir çok ayrı ayrı Şehirlerinde  Toplam en az üç buçuk Milyon Türkmenler bulunmaktadırlar.
Şimdi ise Kerkük, Erbil, Musul, Telafer, Altınköprü ve TuzHurmatu dahilk Türkmenlerin siyasi, Ekonomik, Kültürel ve bilimsel merkezi sayılırlar.
Türk boylarının Irak’ın şimdiki topraklarına kitle akımı  ve katılması tarih olarak ta Sümerler dönemine ayit bağlanmaktadır. 
Daha doğrusu 6000 altıbin yıl Millattan ( İsadan Önce ) Orta Asyadan ve tam Azerbaycan topraklarından verimli yer ve suyu bol oldukları için Irak topraklarını yaşamak için seçmişlerdir, Irak topraklarında Türk temeli vuran Yaşam sürdüren Türk Milleti olarak, sümerler sayılır ki onlarda bizlerin Ecdadlarımızdır.
Diye biliriz ki Türkmen göçleri Dünya ya açılması dört hatla kısaca açıklayıp ayni şöyle olmuştur :
1 – Birinci Hat – Küzey yolu ( Hazar ) Denizinin Küzeyine Rusya ya doğru.
2 – İkinci Hat – Hazerin Güneyinden Arap Adalarına doğru ve Küçük Asya ve Ece Denizine doğru, Oradanda Balkan ve Yonanistana doğru.
3 – Üçüncü Hat – Kuzey Afganistan, oradanda Hindistana doğru.
4 – Dördüncü Hat İse – Büyük bir akımla Türkistan doğusundan Orta Asya ta Çin’e Doğru.
İslamiyet döneminde ise ikinci akım başlamıştır oda  Halife Ömer Bin El – Hattap döneminde İslamiyeti doğu devletlerine yaymak için Komutan Abdullah Bin El – zübeyir Komutanlığında İran ve Tam Ceycun Etraflarında Müslümanlara karşı çıkan ve çok meharetli yay ve ok kullanan kişiler, karşı tarafta Müslümanlara çok eziyet vermişlerdir, o zaman Komutan sormuş bunlar kim öyle yiğitler? Söylemişler bunlar bizim Milletten değiller belki de bunlara Türkmen denilir. O zaman Bunlarda İslam dinini anlıyarak, savaşa girmeden kabul etmişlerdir ve Iraka ikinci akım 5000, Okçu Asker olarak getirilmişlerdir.
Böylece bunlar gide gide Irak Toprağının verimli olduğuna Irak şehirlerinde kalıp yerleşmişlerdir.
Buda tam 54 Hicri yılında olmuştur, ki bir çok tarihçiler yanlış olarak söylerler ki ilk Türkmen akımı Irak topraklarına  54 Hicri  yılında  gerçekleşmiştir, doğrusu ise 54 hicride Türkmenler Irak’a geldiler İslamiyeti yaymak için buda ikinci akım olarak tespit edilmiştir. Birinci akım ise 6000 yıl milattan öncedir.
Türk boylarının bölgeye üçüncü gelişimi ise altıncı ve yedinci yüz yıllara rastlanmaktadır, ki bu da büyük Selçük Devletinin oluşumu ile başlamıştır.
Bu dönemde kompakt şekilde şimdiki Musul Bölgesinde yerleşmişlerdir. Irak’ın Osmanlı Devletinin terkibine geçmesi Türkmenlerin bu Bölgelere akışını güçlendirdi ve onlar Musul velayetinin mutlak çoğunluğunu oluşturdular.
Osmanlı İmperatorluğunun çöküşünden sonra Irak İngilizler hakimiyetine verildi. Böylece İngiliz İşğalı başladı.
1920 yılında Telaferden başlıyarak kaça kaç Kurtuluş Hareketi İngilizlere karşı Türkmenler başlattı , sonradan tüm Iraka yaydı ve halk ayaklandı, ama sonradan aşiretler silahları az olduğuna, İngilizler  tarafından  harekete kontrol olundu, böylece Türkmenlerden intikam almak başladı.
1926 yılında Musul vilayeti Irakın egemenliğine katılmışsada, ama Türkiyenin isteklerinin bir bölümüne, özellikle Türk diline bu bölgede resmi öğretim kurumlarında korunmasına izin verildi.
Bu karara reğmen, Türkmenlere yaşayan bölgelerin köken ile ilgili çeşitli tartışmalar iki Ülke arasında devam ediyordu. Ayni bu yıl içinde Gavurbağı Katliami Kerkükte Türkmenlere karşı yapıldı ve bir çok değerli ve Milliyetçi insanlarımızı kaypettik.
1932 yılında Irak Milletler  Cemiyetine girdikten  sonra kurumun Konseyi kararı ile bu bölgelerin kaderi tek kendi leyhine çözülmüştür.
Ayni zamanda Türkmen nufusunun geniş Kültürel hakları  resmen tanıdı ( İlk Öğretim Okullarda Türk Dilinde yapılması, mahkemelerde Türk Dilinin kullanması, Kerkükte Türk Diline resmi onay verilmesi ve başka avantaclarlada  kapsamaktaydı ).
Ama Irak Hükümeti tarafından bunlar hepsi engelemekteydi. Ve hiç bu hakları Türkmenlere tanıyamadılar. Ve resmen Türkmen Okulları tüm Irakta yasaklandı. Hatta iş bir noktaya ulaştı ki, Türkmenlerin ana dilinde Gazete ve Dergiler ve Kitaplar bile yayına yasaklanmıştır.
1958 yılında Irakta Cümhüriyet dönemi başlarken Ülkede yaşayan tüm Halklar derin bir nefes alıp ve tüm Halklara  tam sivil  ilan edildi. Bu da Türkmen için bir özel yol açtı. Türkmenler kendi yayın organlarını  ( GavurBağı, Afak, Beşir, Irak, Kardeşlik ve Yurd gazeteleri  ) gibi yayına başladılar ve bir takım toplumsal Kurumlar  Şirketine ortak oldular.
Ama bu dönemde  de Türkmen nufusu düzenli olarak takip ve baskılara maruz kalmaktaydılar, özelliklede komonist gurubu yeni hükümetten biraz fazla  yetki aldılar ve biz Türkmenlere baskı yaptılar ve petrol Şirketinde bulunan Kalan İngilizler yardımı ile 14 Temmuz 1959 tarihinde Kerkükte kanlı bir katliam uygulandı, bu katliami yapanlar ise Komonistler iydi. Böylece Milli davamızın en değerli insanlarımızı kayp ettik. Bu nedenle Milli Davada aydın çalışan insanlarımız, kimi yurdunu ve ailelerini bırakarak yurt dışına kaçtı kimide zorla göç ettirildi.
1968 yılında Baas Partisi iktidare geldikten sonra Türkmenlerin durumu kökünden değiştirildi. Ama Irakta Türkmenlerin sorunu yanında da birde Kürtlerin sorunu var iydi, hatta onlar Kuzey Irakta dağlarda yıllarca Irak Hükümetine karşı savaş ilan ettiler. Bu yüzden Türkmenlerde Kürt ile birleşmemek için 24 Ocak 1970 tarihinde Saddam Rejimi Irak Türkmenlere Kültürel hak tanıdı, buda Irak devrim konseyinin kararı ile olmuştur. Baas Partisinin ana amacı bize Kültürel hak tanımaktan, zan etmişler ki  biz Kürtlere karşı kullanmayi becerecekler, ama bu pılanları boş çıktı, çünkü kültürel haklarımızı ustaca kullanıp Gazete ve Dergiler çıkardık, bunlar yanında da Türkçe okullar açılmaya başladı, anıdan bir ay içersinde 87 Türkmen okul açıldı, ama halen okutma yılını tamamlamadan okullar azaltmaya başladı ve öğrenci velilerini kimi tehdit ederek kimide görev gereği çocuklarını okullardan çıkardılar, bazılarıda görev olarak Kerkükten uzaklaştırmak için başka şehirlere taşıdılar, çocukları okulu bıraksınlar diye.
Sonradan Türkmenlerin sayısını azaltmak için yeni bir karar çıktı oda Irakta Türkmen Milleti olmadığı için kendini Türkmen bilenler Arap veya Kürt Milleti yazmalıdırlar ta Irak topraklarında  kalabilsinler. Böylece Baas Partisine Mensüp olan Türkmenleri zorla Arap ve ya Kürt yazdırmaya başladılar, yüzlerce Mücadeleci insanlarımızı İdama sevk ettiler. Binlerce gençleri tutuklayıp hapse karanlık  zindanlara soktular. Mahkemesiz ve yargısız yüzlerce Milliyetçi insanlarımızı kayp edip halede çokların ne olduğu olmadığını kimse bilmiyor. Toptan insanları çukur kazıp diri diri Türkmenleri gömdüler ve yüzlerini toprakla örttüler, bu işi yapanları bile Saddam Rejimi İdam etti dek bilgi vermesinler kimse bu gömülenlerin izini bulmasınlar.
1990 yılında ayaklama başlarken Irak Askeri tarafından  sadece ve sadece Türkmen Bölgelerinde toplu idamlar uygulandı ( Tuzhurmatuda, Tazehurmatuda, Kerkükte, Altınköprüde, Erbilde, Telaferde ve Musulda ) binlerce suçsuz ve günahsız Türkmenleri katliam ettiler, suçları sadece ve sadece Türkmen oldukları için idam cezasına uğradılar.
Böylece yıllar içinde Türkmen Nufusunun Milli medeni hakları Baas Partisi tarafından çiğnenip inkar edildi. Ve sürekli Irak Türkmenleri Asimilasyon siyasetine maruz kaldı ve bugünümüze kadarda devam etmektedir.

Körfez  kırızınden sonra ( 1990 – 1991 ) Musul ve Kerkük sorunun  yeniden güncellenmesi Türkmenlerin durumunada çok eHükümetine tabi olmayan ( Kürt Özerk Bölgesini ) Amerika tarafından oluşturuldu ve Türkmenlerin çoğunlukta olduğu şehirlerde onun terkibine verilmesi yeni bir siyaset durum yaratmıştır.
Öte yandan, Türkmenlerin bu özgürlükten faydalanarak sosyal ve siyasi feaaliyet zemininde çeşitli Kurum, Parti ve Hareketler meydana geldi. Ama bir süre sonra belli oldu ki bir biriyle rekabet eden etkinliğini uzlaştıra bilmeyen, bazen diğer Kuruluşları tekrarlayan teşkilatların olması Türkmenleri  umutsuzluğa sürdürdü ve onların çıkarlarını etkili ifade edemiyordu. Bu nedenle Türkmenlerin bir bölümü kendilerine uygulanan tehlikeleri atlatmak için mecbüren kendi yerlerini bırakarak  Türkiye, Avrupa ve ABD ve başka Ülkelere kaçmak zorunda kaldılar.
1997 yılında Türkmenleri tüm Dünyaya tanıtmak amacıyla Erbilde İlk Türkmen Kurultayı yapılarak ve ITC oluşup dünyaya deklera ettik ki Irakta üçüncü bir Millet vardır oda Türkmenlerdir. Şura oluşturuldu, Yürütme seçildi böylece Türkmenleri temsil eden dört Kuruluştan Irak Türkmen Cephesi Deklara olundu     ( Türkmen Kardeşlik Ocağı – Erbil Kolu, Milli Türkmen Partisi, Türkmeneli Partisi ve Bağımsızlar Hareketi ). 
2003 yılında Saddam Rejiminden Kurtardık, Irak’ın tüm Milletleri derin bir nefes alıp geleceğe her kes iyi baktı. İşte Irak resmen İhtilal olundu Müttefik Devletler tarafından, sonradan bizlere hep belli oldu ki bunlar Irakı kurtarmaya gelmemişler belki de öç almaya ve eski hisaplarını tamamlamaya gelmişlerdir.
Tabii bu işin başında Amerika ve İngilizler bulunmaktaydı, Irak’ın yeni bünyesinde Türkmenleri yok sayıp ve hiç bir üst mevkilerde bizlere yer verilemedi, Irak genelinde biz Türkmenler üçüncü çoğunluk   sayılan bir Milletiz maalesef 20 – 32 Bakan arasından bir bakanlık bize verildi, onuda kendi adamları olarak seçmişlerdir, en son Irak anayasasında Türkmenlerin Ülkenin Üçüncü etnik gurubu olmaklarına reğmen haklarımız temin edilemedi. Bu dönemde biz Türkmenler için önemli meselelerden biri de Kerkükün statusu meselesiydi.
Savaştan sonra 2003 yılının Nisan ayında Kürtler Kerkük ve Musul şehirlerini ele geçirmek için harekete geçtiler, orada bulunanları ve tüm halkı silah ve zor güçleri ile bölgeden çıkarılmakla onların ve yerlerine Rusya ve İran hatta Türkiye PPKlerini yerleştirmeye yaşlayıp onların etnik bileşimini ve demografik yapısını kendi leyhlerine değiştirimeye girmişlerdir ve iyicede becermişlerdir. Ayrıca Kürt liderleri Kerkükü ( Kürt Özerk Başkenti ilan ettiler ).
2005 yılında  Irak AnaYasasına göre 140 nci maddesinde Kerkük Şehri ( Sorunlu arazı ) olarak tespit edildi, ve beş yıl içersinde  Kerkükün son statusun refrandomla karar verildi.
Türkiya ya gelince, O Kerküke Kürt muhtariyetinden  kenarda özel statusun verilmesini bunun anayasada tespit edilmesini, ayrıca  Türkmen nufusunun birim Irak devleti çerçivesinde siyasi hakların tamin edilmesini istiyordu. Ama bunlar hiç birisi olmadı ve Kürtler Kerküke el koyup kendi kontroluna geçirdi ve halede bu durum devam etmektedir. Tabii bu duruma gizlice Amerika destek veriyor İngilizlerde aynen, ama yalandan bazen karşı çıkmaktadır.
2014 yılında en son kirli plan ise : Amerika desteği ile İran ve Suudiye Arabistan iki dev devlet yardımı ile Daiş ( İŞİD ) hareketini ortaya çıkardılar ve Amerika dış işler bakanı ( Hillari Kilinton ) kendi itirafi ile ayni şöyle söyledi :
(( Biz İŞİDİ yarattık, çünkü ayrı ayrı terör örgütleri zaif düşüyorlar bu nedenle hepsini birleştirdik ve Irak Şam İslam Devleti adı verdik. Ana amacımız da İslam devletlerini zaif düşürmek ve İslamları diğer Hiristiyan ve Yahüdiler gözünde katil ve Kan döken olduklarını gösterip ve onları çirkinleştirip diğer Avrupa ve Amerika halkı İslam olmaktan durduralım ve bunun yanında da İslam Devletlerininbirlik ve beraberliklerineengel olalım. Son olarakta bu terör örgütünü nereye istesek onları biz yönlendireceğiz )). Böylece bu terör örgütü ilk baştan Irak Musuldan başladılar o dönemlerde Maliki denen İran adamı olarak Irakın BaşBakanı iydi ve kendisine savunma bakanı yetkisi var iydi, İŞİD Musula saldırırken Maliki Irak askerine çekilme emri verdi böylece Musul DAİŞ eline geçti ve oradanda Anbar, Salahattin ve diğer Irakın şehirlerine geçtiler, ve halede bir çok illerimiz onların kontrolundadır. Bunuda tarih olarak söyliyelim Kürt peşmergesi olmasaydı çoktan Kerkük ile Erbil DAİŞİN kontroluna geçmiştir.
Şimdi savaş yapıyorlar Musulu geri almak için ama hale belli değil çünkü bir çok senaryolar dökülmüş ama uygulanmamıştır.
Genelde Türkmenler ise günde onları ana baba yurdundan kaçırmak planları var ve uygulanmaktadır, kimi terör ediyorlar, kimini zorla göç ettiyorlar, kimi de kaçırılıp belirsiz yerlerde hapis olup yada heyali bir para istiyerek serbest bırakılması için para ödenmezse onu öldürüp bir köşeye bırakırlar. Bunlar yanındada Bir çok kamyonları bombadan doldurup Türkmen Köy ve Kasabalarında patlatıyorlar, ve onun sonucunda yüzlerce şehit ve binlerce yaralı düşüyor. Kimsede dilin açmıyor her kes susup sanki Türkmenler Irak Toprağının esil insanları değiller.
Yazımı bir şiirle bitiyorum :  

Türkmen Davamız

Şiir : Esat ERBİL
Zincir çözülür, tutmaz kolumuz
Sert adam ister, Türkmen davamız
Gül, gülşen değil, dava yolumuz
Sert adam ister, Türkmen Davamız.
Halk hizmetinde, gülüp oynamaz
Haraba yerde, durup saynamaz
Kinci olanla, kanı kaynamaz
Sert adam ister, Türkmen Davamız.

Yoldan çıkanı, düzler ya vurar
Düşmana karşı, korukmaz durar
(Atilla) gibi , kefene girer
Sert adam ister, Türkmen Davamız.

Dostu dar günde, bırakmaz sorar
Öksüzler için, kendini yorar
Namert adamın, kolunu burar
Sert adam ister, Türkmen Davamız.

Hain kimseyle, hiç sühbet etmez,
Düz yol variyken, kötüye gitmez,
Türk tarihini, söylesem bitmez,
Sert adam ister, Türkmen Davamız.

Geceyle gündüz, yatmaz oyaktır
Hiç gafil kalmaz, gözü sayaktır
Kimsesizlere, Beldir dayaktır
Sert adam ister, Türkmen Davamız.

Kerkük, Tuz, Taze, bizimdir bizim,
Erbil , köprü der : Uğurlar sizin,
Telafer döner, Allahtan izin,
Sert adam ister,Türkmen Davamız.

Davamız haktır, kutsaldır bilin,
Tarihimiz şan, güvenin gülün,
Mertler savunur, her zaman dilin
Sert adam ister, Türkmen Davamız.
Turanı geç tez, bizler kurarız,
Nerde Türk varsa, onu sorarız,
Düşmanı her an, vurup yorarız,
Sert adam ister, Türkmen Davamız.

Dokuz ışıktır, o hak yolumuz,
Turan birleşsin, ister gönlümüz,
Tarih hızlansın, görek ilimiz,
Sert adam ister, Türkmen Davamız.

Tarihi dönsün, şanlı Milletin,
Birleşme olmur, nedir illetin?
Temeli kurduk, Turan Devletin,
Sert adam ister, Türkmen Davamız.

( Esat ) anlattı, tarihin sözün,
Ne sorun varsa, birleşin çözün,
Medeniyetin, özüyüz özün,
Sert adam ister, Türkmen Davamız.

Saygı ve selamlarımla.


Ç )) 8  MAYIS  2017  PAZARTESİ :
Kahvaltı ve Vedalaşma.
Son olarak tekrar Değerli Halise Hanıma sonsuz şükranlarımı bildiriyorum bize çok güzel misafirperverlik ettiğine sağolsun Çukuova derneği ve Yürütme Üyeleri ve Adana Büyük Şehir Belediye ve Karaisali Belediye Başkanlarına sonsuz minetdarlığımı bildiriyorum. Derin sevgilerimle.
Esat ERBİL
Emekli Türkmen Millet Vekili
Araştırmacı ve Türkmen
Aydınlar Örgütü Başkanı
ERBİL - IRAK

 

Yorum ekle

Sosyal Medya