Bir dava adamı: “Nefi Demirci”

Nefi Demirci’nin dedesi merhum Hıdır Lütfü, bir Osmanlı subayı imiş. İstiklal Savaşı’nda savaşan ve gazi olan dedesi Hıdır Lütfü, Mevlana’nın soyundan, 1045’te Konya’dan Kerkük’e gelen Şeyh Kemal’in ailesinden geliyormuş. Aynı zamanda şair olan dedesi, Türkiye’de subay olan oğluna yazdığı bir mektup nedeniyle, 1938’de “gizli teşkilat kurmak ve Turancılık yapmak” suçlamasıyla hapsedilmiştir. Dedesi dört yıl hapiste yatmıştır.

Nefi Demirci, 1934 yılında Kerkük’ün Çay mahallesinde dünyaya gelmiştir. İlk ve orta öğrenimi Kerkük’te tamamlamıştır. 1953 yılında İstanbul’a gelmiş ve 1960 yılında tıp eğitimini tamamlamıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra bir süre Kerkük’te milletine hizmet etmiştir. 1967 yılında da Türkiye’ye yerleşmiştir. 1996 yılına kadar da İstanbul Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. Bir tarihçi olmasının yanı sıra bir tıp doktoruydu.

Nefi Demirci, 1967-2003 yılları arasında zorunlu bir sürgünlük yaşamıştır. Irak’taki baskıcı Baas rejiminden Demirci de nasibini almış ve Baas yönetimi tarafından Kerkük’e girmesi yasaklanmıştır. Amcasının oğlu Rıza Demirci, 1980 yılında Saddam’ın Türkmen liderlere yönelik katliam girişiminden nasibini almıştır. Ancak şehit Rıza Demirci’nin naaşının hala nerede olduğu bilinmemektedir. Ve tabi ki nasıl öldürüldüğü de…


1968-1978 yılları arasında Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin genel başkanlığını yapmıştır. Nefi Demirci’nin bugüne kadar 200’ü aşkın makalenin yanı sıra, beş tane de kitabı yayınlanmıştır. 1976 yılında “Mum Kimin Yanan Kerkük”, 1990 yılında “Kerkük’ün Siyasi Tarihi”, 2005 yılında “Unutulmayan Türkmen Şairlerinden Ağababa Hıdır Lütfü”, 2006 yılında “Sönmeyen Ateş Dinmeyen Hasret Kerkük” ve son olarak 2009 yılında “Musul’un Siyasi Tarihi” adlı kitapları yayınlanmıştır.


Ayrıca; 1960’lı yılların sonunda İstanbul’da “Bülten”i çıkarmıştır. Bu, Irak Türklerinde bir dönüm noktası olmuştur. Türkmenlerin yazılı basına önem vermesinde büyük rol oynamıştır. “Bülten” özellikle Türkmeneli’ndeki gençlerde büyük heyecan yaratmıştır; özellikle ’68 kuşağında… Ayrıca Bülten’i bastırması, Irak yönetimini rahatsız etmiş ve Nefi Demirci’nin Irak’a girmesi yasaklanmıştır.


Irak Türkleri içinde “dava adamı” olarak nitelendirilebilecek şahsiyetlerin önde gelenlerinden biridir Nefi Demirci. Türkmeneli İnsan Hakları Derneği’nin kurucusu, onursal Başkanı ve gönüllü çalışanıdır. Davaya karşılıksız hizmet etmiş; tüm yaşamını, belki ailesini de ihmal ederek, yaşamını Türkmen davasını dünyaya duyurmaya adamıştır.


Hayatını sadece Irak Türklerine değil, Türk Dünyasına hizmete de adamıştır. Türk Dünyasının meselelerini yakından takip etmiş, sayısız konferansa ve seminere katılmıştır. Gençlere her zaman destek olmuştur. Biz gençler için, çekinmeden kapısını çalabileceğimiz, danışabileceğimiz bir hoca, bir baba, bir dede olmuştur.


Burada adını anmak istediğim bir diğer şahsiyet; merhum Abdurrahman Kızılay’dır. Aramızdan ayrılalı bir sene oldu. Onu anarken, Türkmen sanatçı, milli sanatçımız şeklinde andık. Her ne kadar müziği, besteleri ön plana çıksa da, aslında o da bir dava adamıydı. O da hayatını Türkmen davasına adamıştı. Türkmenleri dünyaya duyurmak için eline udunu almıştı. “Kızılay” soyadı ona, Kerkük’te Türk Kızılayı’nda gönüllü olarak uzun yıllar çalıştığı için verilmişti. O da, davaya karşılıksız hizmet etmiş ve Türkmen davası için tüm yaşamını ve ailesini ihmal etmiştir.


Ayrıca; Türkiye’ye geldikten sonra Irak Türklerini Türkiye’de tanıtan ender insanlarımızdan biridir. Türkmen önderimiz merhum Nejdet Koçak, Irak Türklerinin varlığını merhum Kızılay ile birlikte Türkiye’de anlatmıştır. Sohbetlerde Koçak, Irak Türklerinin varlığını anlatırken, Kızılay da elinde udu Türkmenlerin türkülerini söyleyerek, Irak’taki Türk varlığını ortaya koymuştur. Ve en ilginç nokta ise, ilk defa türküler saz yerine ud ile söylenmiştir.


Aslında yazılacak o kadar çok şey var ki… Ama son olarak yazmak istediğim; Türkmenlerin bir topluluk, bir azınlık olmadığıdır. Büyük bir geçmişi olan, büyük bir milletin Irak’taki koludur Türkmenler.
Nefi Demirci’yi, şahsiyetlerimizi ve liderlerimizi unutanlara ve unutturmaya çalışanlara…

Yorum ekle

Sosyal Medya